YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12
KARAR NO : 2011/30
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …‘nin yapılan yargılaması sonunda: atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2010 gün ve 2009/569 Esas, 2010/408 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafileri tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 07.07.2010 Perşembe saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bu gün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Hüküm özeti ve gerekçeli karardaki mühür eksikliğinin, mahallinde tamamalanması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Suçların oluşumuna ve niteliğini belirlemeye etkisi bakımından mağdurenin, ilgili merciinden doğum tutanağının onaylı sureti getirtilip, resmi bir kurumda doğmadığının saptanması halinde, mağdurenin yaşını belirlemeye yönelik kemik grafileri çektirilerek, tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanınında bulunduğu sağlık kurulu raporunun aldırılması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan görüş sorulup, mağdurenin suç tarihindeki yaşı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Mağdurenin suç tarihinde onbeş yaşını tamamladığının saptanması halinde; mağdure dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderilerek ilgili İhtisas Dairesinden maruz kaldığı fiile mukavemet edemeyecek derecede zeka geriliği veya akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, ruh bakımından kendini savunup savunamayacağı, durumunun hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında görüş alındıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.