Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/8558 E. 2012/10480 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8558
KARAR NO : 2012/10480
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

Kötü muamele suçlarından (üç kez) sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair … 6. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 18.03.2011 gün ve 2008/208 Esas, 2011/429 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) vekili ile mağdurlar … ve … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kovuşturma evresinde istinabe yoluyla ifadeleri alınan mağdurlar … ile …’ın zorunlu vekilleri huzurunda sanıktan şikâyetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini beyan etmelerine karşın CMK.nın 238/2. maddesi gereğince katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurların şikâyetçi olup davaya katılmak istediklerini beyan ettikleri, zorunlu vekilin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere adları geçen mağdurların katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK’nun 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurlar … ile …’ın davaya katılmalarına ve Av….’ün katılanlar vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen kötü muamele suçunun 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK.nın 478/1. maddesine uyup öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4-104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve suç tarihi olan 23.03.2005’ten inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.