Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11536 E. 2021/9794 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11536
KARAR NO : 2021/9794
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 281 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde dava konusu olduklarından söz edilerek, 281 ada 27 parsel sayılı taşınmaz … ve müşterekleri adına tespit edilip, yüzölçüm hanesi açık bırakılmak; 281 ada 28 parsel sayılı taşınmaz ise malik ve yüzölçüm hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı … tarafından, davalı … ve müşterekleri ile … aleyhine Sulh ve Asliye Hukuk Mahkemelerinde ayrı ayrı açılan el atmanın önlenmesi davaları, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacının davalarının ayrı ayrı reddine, 281 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 9.513,12 metrekare yüzölçümü ile ve “kum ve beton santrali” vasfı ile 1/3’er payları nispetinde …, … ve … adlarına, 281 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ise 3.445,77 metrekare yüzölçümü ile “tarla ve ağaçlık” vasfı ile 1/2 payları nispetinde … ve … adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … vekilinin çekişmeli 281 ada 27 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Çekişmeli 281 ada 28 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacının dayandığı tapu kayıtlarının ve mahkeme kararlarına ilişkin krokilerin kapsamında kalmadığı ve alınan beyanlara göre de taşınmazın … ve …’e ait olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyleki; dava, aktarılan dava niteliğinde olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma ilkesine tabidir. Bu nitelikteki davalarda, Mahkemece, gerçek hak sahibi ya da sahiplerinin tespit edilerek buna göre tescil kararı verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların dayandığı tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsamında kalmadığı doğru olarak belirlenmiştir. Ne var ki, taşınmazın evveliyatın ne olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, taşınmaz üzerinde bir zilyetlik mevcut ise bu zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü ve kimden kime aktarıldığı hususlarında yeterli ölçüde araştırma yapılmamış, bu hususlar mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı olarak sorulup, saptanılmamış, mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut ve uyuşmazlığın halli noktasında yetersiz beyanları ile yetinilmiş, taşınmaz başında yapılan keşiflerde taşınmaz üzerinde kızıl ağaç ve yer yer çalılık örtüsü bulunduğu gözlemine yer verildiği halde, taşınmazın niteliği hususunda zirai bilirkişiden rapor alınmadığı gibi, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü dikkate alınarak evveliyatı itibari ile orman olup olmadığı yönünden de araştırma yapılması gerektiği düşünülmemiş, diğer taraftan bir arazinin niteliği ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde, taşınmaza ait hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğünün web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre dava tarihi olan 2004 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı ile en eski tarihli hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, taşınmaza komşu ve yakın komşu durumunda bulunan taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanakları olan kayıt ve belgelerle eski tarihli memleket haritaları celbedilerek dosya ikmal edilmeli, daha sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile ziraat bilirkişisi, 3 kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin orman yada devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarının da yer aldığı, taşınmazı komşu parsellerle birlikte ele alan, taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; orman mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın Orman Yasalarına göre durumunu ve orman sayılan yerlerden olup olmadığını bildiren rapor düzenlemeleri istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden ise hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyası tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor aldırılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin 281 ada 27 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin 281 ada 28 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile bu parsel hakkındaki hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 29.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.