YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11140
KARAR NO : 2021/10872
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar tebliğnamede sanık …’ın hükmü 08.02.2016 tarihinde temyiz ettiği ifade edilmiş ise de; dosya kapsamı ve UYAP kayıtlarının incelenmesi ile sanık …’un herhangi bir temyiz dilekçesinin bulunmadığının ve gerekçeli kararın sanık adına usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık …’un hakkındaki hükmü temyiz etmediği belirlenerek, tebliğnamedenin temyiz eden kısmında adı geçen sanığın da hükmü temyiz ettiği hususunun sehven yazıldığı belirlenerek, sadece sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’a yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin … Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, sanık … yönünden, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müşteki beyanına göre, dairesinin salon penceresinin önüne annesine vermek adına geçici olarak bıraktığı yardım amaçlı verilen 20 torba kömürün çalınması şeklinde gerçekleşen olayda; olayın meydana geldiği yere ilişkin her hangi bir kroki, keşif tutanağı veyahut olay yeri fotoğrafı olmadığının anlaşılması karşısında; müştekinin yeniden ifadesine başvurularak ve gerektiğinde mümkünse keşif de yapılarak suça konu kömür torbalarının çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek, eklenti niteliğindeki yerden çalınmış ise eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesi kapsamında, ancak açık alanda bulunduğunun tespiti halinde aynı Kanun’un 141 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kamera kayıtları ve sanık …’ın beyanlarına göre eylemin, olay günü saat 01.30 da işlendiğinin anlaşılması karşısında; UYAP kayıtlarına göre, suç tarihinde gece vaktinin 19.03’da başladığı ve bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık … ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre kazanılmış hakkın gözetilmesine, 31.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.