YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18105
KARAR NO : 2021/6622
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki İİK m.89/3 gereği açılan menfi tespit davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen 06/02/2020 günlü kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin kabulü, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair verilen 22/12/2020 tarihli kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine davalının temyiz talebinin reddine dair verilen 15/03/2021 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı takip alacaklısının dava dışı takip borçlusu … Mimarlık İnşaat Ticaret ve Turizm İşletmeleri Limited Şirketi olan 133.900,77 TL alacağı için İİK’nin 89/1’inci maddesi uyarınca davacıya haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine 2’nci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu ihbarnameye de itiraz edilmediğinden 3’üncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini ancak müvekkili davacının takip borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin dava dışı takip borçlusu … Mimarlık İnşaat Ticaret ve Tur. Ltd. Şti.’ye borcu olmadığının tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; İİK’nin 89/3’üncü maddesi gereğince 3’üncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde menfi tespit davasının açılması ve dava açıldığına dair belgenin 20 gün içinde icra dosyasına gönderilmesi gerektiğini, 3’üncü haciz ihbarnamesi kendisine 11.4.2018 günü tebliğ edilen davacının 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 23.5.2018 günü bu davayı açtığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının %20 tazminata da mahkum edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2017/7338 sayılı takip dosyasının celp edilmesi üzerine yapılan incelemede, 3. kişi davacıya 89. maddeye göre ihbarnamelerin gönderildiği, ihbarnamelerin incelenmesinde 3. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 11.04.2018 tarihi olduğunun saptandığı, bu durumda 89. maddeye göre 3. şahsın
borçlu olmadığına dair davayı en geç 15.günün dolduğu 26.04.2018 tarihinde açmasının mecbur olduğu, zira bu süre hak düşürücü süre olup resen nazara alınması gerektiği, fakat davacının eldeki davayı 23.05.2018 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 3. haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin belgenin incelenmesinde; tebliğ belgesinin üzerinde tebligat adresinin ev ya da işyeri adresi olup olmadığına ilişkin bir açıklama yazılmadığı, tebligatın “Tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması … olması sebebiyle daimi işçisi/memuru/amiri … imzasına … tarihinde tebliğ edilmiştir.” açıklaması ile okunaklı yazılmaması nedeniyle adı okunamayan soyadının ise “Karakuluk” olduğu düşünülen kişinin imzasına tebliğ edildiği, tebligatın bu haliyle 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırı olduğu, usulsüz tebligatın ise 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32/2’nci maddesi uyarınca muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarihte yapılmış sayılacağı, davacıya usulsüz biçimde tebliğ olunan 3.haciz ihbarnamesinin en erken davanın açıldığı tarihte öğrenildiği, böylece İİK’nin 89/3’üncü maddesinde öngörülen menfi tespit davasının 15 günlük yasal süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, davanın esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine HMK’nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuş,
Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a maddesinde; bölge adliye mahkemesince, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği; yine anılan Kanun’un 362/1 maddesinin (g) bendinde 353’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararların kesin nitelikte olduğunun öngörüldüğü, bu nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 366. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 346/1. maddesi gereğince reddine dair 15/03/2021 tarihli ek karar verilmiş; davalı vekili tarafından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 15/03/2021 tarihli ek karar HMK 346/2. maddesinde belirtilen kanuni süre içinde temyiz edilmiş olup, ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki yazılara, kanuna uygun gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 15/03/2021 tarihli ek kararın HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna 12/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.