Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/7064 E. 2021/12484 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7064
KARAR NO : 2021/12484
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme

TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen kararın incelenmesinde;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanık … tarafından cezaevinden gönderilen 11/12/2020 tarihli temyiz dilekçesinin CMK.’nin 291. maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde olduğu ve aynı Kanunun 294. maddesi uyarınca gerekçe de içerdiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin gerekçe içermediğinden, temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Mahkemece, sanık hakkında Dairemizin 22/10/2019 tarih 2019/2661 esas ve 2019/4532 sayılı suç niteliği yönünden bozma kararına uyulması yönünde bir karar verilmediği, yeniden tanıkların dinlenilmesi biçiminde bir kısım kovuşturma işlemlerinin yapıldığı ve sonucunda direnme kararı da verilmeden eylemli uyma şeklinde bozma öncesi uygulanan maddeler ile hüküm kurulduğu, bu haliyle ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre direnme kararı verilmiş olsun olmasın, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususların tartışıldığı ve bozma sonrası yapılan araştırma ve tanıkların dinlenmesi sonucu yeni delillere dayanıldığı anlaşılmakla, Mahkemece kurulan hükmün yeni bir hüküm olduğu değerlendirilerek katılanlar vekili ile katılan … vekilinin ve sanık …’ın temyiz sebepleriyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkında maktul …’a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan TCK.’nin 82/1-a, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, bozma üzerine kurulan Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/12/2020 tarih ve 2019/432 esas, 2020/268 sayılı kararında bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan; katılanlar vekili ile katılan … vekilinin cezadan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine, sanık …’ın haksız tahrikin varlığına, müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
1-) Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın kendisinden ayrılan ve görüşmek istemeyen maktulü olaydan önce çeşitli şekillerde tehdit ettiği, arkadaşları ve çevresi üzerinden de bu tehditlerini sürdürdüğü, maktulün sanığı şikayet etmek için adliyeye gittiği fakat sanık tarafından ikna edildiği ve şikayette bulunmadığı, sanığın maktul ile görüşmek için maktulün arkadaşını aracı kılmak istediği fakat maktulün arkadaşının buna yanaşmaması üzerine sanığın maktulü bir şekilde ikna ettiği ve sanığın Tokat’tan ../..
İstanbul’a geldiği, olay tarihinde sanık ile maktulün bir kafede oturdukları ve ardından maktulün doğum gününü kutlamak amacıyla pasta ve çeşitli içecekler temin ederek sanığın ayarlamış olduğu rezidans dairesi için rezidansın önüne geldikleri, burada bilinmeyen bir sebepten ötürü aralarında tartışma çıktığı ve maktulün sanık ile birlikte gitmekten vazgeçtiği, orada bulunan site görevlisinden de sanığı kendisinden uzaklaştırmasını rica ettiği, bunun üzerine sanığın tabancasını çıkartarak maktule ateş etmeye başladığı ve maktulün isabet alarak yere düştüğü, ardından tanık anlatımlarına göre sanığın “ben böyle istememiştim, neden böyle oldu” şeklinde sözler söylerek tabancayı kendi kafasına doğrulttuğu ancak tabancanın ateş almadığı ve sanığın olay yerinden uzaklaştığı olayda, sanığın maktul ile aralarında çıkan tartışma sırasında maktulün kendisi ile gelmek istememesi üzerine maktule anlık gelişen kast ile ateş ettiği ve öldürdüğü, suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınmasından sonra, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararından ısrar ve sebat gösterilerek dönülmemesi ve belli bir hazırlıkla öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekle, yargılamaya konu somut olayda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun lehine yorumlanması gerektiği anlaşılmakla TCK’nin 81/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yanılgılı ve yetersiz gerekçeyle, Dairemizin 22/10/2019 tarih 2019/2661 esas ve 2019/4532 sayılı bozma ilamına eylemli şekilde uyulmasına rağmen bozma ilamını etkisiz kılacak nitelikte yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Katılan … davada kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirmesine rağmen, Bakanlık yararına vekalet ücretine hükmolunmaması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … ile katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a maddesi gereğince “Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/09/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.