YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11568
KARAR NO : 2021/13524
KARAR TARİHİ : 22.10.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, sanığın anılan Kanun’un 57. maddesi gereğince yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/05/2013 tarihli ve 2012/522 Esas, 2013/254 Karar sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün 15/04/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda toplum açısından tehlikeliliğinin önemli ölçüde azaldığı, 10 yıl süre ile 3’er aylık aralıklarla en yakın tam teşekküllü bir devlet hastanesinde kontrol muayenelerini yaptırmak kaydıyla taburcu edilebileceğinin belirtilmesi üzerine, infaz savcılığınca 5237 sayılı Kanun’un 57/2. maddesi uyarınca hükümlü hakkında raporda belirtilen şekilde karar verilmesi talebinin, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri bakımından Mahkemenin görevsizliğine ilişkin … 1. İnfaz Hâkimliğinin 16/11/2020 tarihli ve 2020/6230 Esas, 2020/6433 Karar sayılı kararına karşı infaz savcılığı tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/12/2020 tarihli ve 2020/1398 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri” başlıklı 57. maddesinde yer alan,
“(1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.” şeklindeki,
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun “İnfaz hakimliklerinin görevleri” başlıklı 4. maddesinde yer alan, “İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır:
1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.
5. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.
6. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.
7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre,
1- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde,
2- Hükümlü …’ın 5237 sayılı Kanun’un 57. maddesi gereğince yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/05/2013 tarihli kararının infazı sırasında, 15/04/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda hükümlünün toplum açısından tehlikeliliğinin önemli ölçüde azaldığı, 10 yıl süre ile 3’er aylık aralıklarla en yakın tam teşekküllü bir devlet hastanesinde kontrol muayenelerini yaptırmak kaydıyla taburcu edilebileceğinin belirtilmesi üzerine, infaz savcılığınca 5237 sayılı Kanun’un 57/2. maddesi uyarınca hükümlü hakkında raporda belirtilen şekilde karar verilmesi talebinin, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri bakımından Mahkemenin görevsizliğine ilişkin … 1. İnfaz Hâkimliğinin 16/11/2020 tarihli ve 2020/6230 Esas, 2020/6433 Karar sayılı kararına karşı infaz savcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine, merciince itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair karar verilmiş ise de;
15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesi ile 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4/6. maddesine eklenen hüküm gereğince ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak görevi infaz hakimliğine verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 57/2. maddesi uyarınca karar verme görevinin infaz hakimliğine ait olduğuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması karşısında, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22/06/2021 gün ve 94660652-105-34-8428-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/12/2020 tarihli ve 2020/1398 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.