YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19802
KARAR NO : 2021/14127
KARAR TARİHİ : 14.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.04.2014 tarih, 2013/13-136 Esas ve 2014/193 Karar numaralı ”…Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nun 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. CMK’nun 226. maddesindeki düzenlemeyle iddianamede anlatılan eylem değişmemiş olduğunda, kanun koyucu o eylemin hukuksal niteliğinde değişiklik olmasını “Yargılamanın sınırlılığı” ilkesine aykırı görmemiş, bu gibi hallerde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulmasına imkan sağlamıştır. Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir. İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilecektir…” şeklindeki kararı göz önüne alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın aynı Yasa’nın 165/1. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunması alınarak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında tanzim olunan iddianamede suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılmış bir dava olmadığı ve iddianamede bu suça ilişkin bir anlatım da bulunmadığı halde, anılan suçtan ek savunma verildikten sonra sanığın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklinde düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
a) Kararın gerekçe kısmında sanık hakkında “..bu suretle şüphelinin, müştekiye ait motorsikleti müştekinin rızası dışında bulunduğu yerden alarak üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,” şeklindeki değerlendirme ile hırsızlık suçunu işlemiş olduğu kabul edildikten sonra devamla “.. sanığın mahkeme aşamasındaki savunmaları, duruşmada dinlenen yeminli tanık beyanları ve tüm dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanık …’in üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlediğinin sabit olduğu” kabul edilmek suretiyle karar gerekçesinde çelişkiye sebebiyet verilmesi,
b) Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nun 165/1. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.