Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/14675 E. 2021/14598 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14675
KARAR NO : 2021/14598
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Tüm dosya içeriğine göre, katılanlara ait iş yerinde çalışan sanığın, aralarındaki iş ilişkisinden kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla, suça konu işyerinden 3 adet çek ile 50.000 TL parayı çaldığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; katılanların sanığa borçları bulunmadığını beyan ettikleri, sanığın ise aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek yalnızca katılanlara ait 3 adet çekin kendisine bizzat katılanlar tarafından verildiğini, çek ve çalışması karşılığı olan meblağlar ödenmediğinden işten ayrıldığını savunduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle sanığın 26/02/2015 tarihli dilekçesinde adresini bildirdiği …’un, suça konu çeklerin katılanlarca kendisine verildiğine şahit olduğunu belirterek tanık olarak dinlenmesini talep etmesi sebebiyle adı geçenin tanık olarak beyanına başvurulması, ayrıca katılan …’nin sanık ile aralarında alacak verecek ilişkisi kalmadığı hususunda esnafların bilgi sahibi olduklarına dair anlatımı dikkate alınarak adı geçenlerin açık adres ve kimlik bilgileri araştırıldıktan sonra mümkünse tanık olarak dinlenmeleri, tüm deliller toplandıktan sonra sanığın alacağı olduğunun ve alacağına karşılık olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi halinde eylemin TCK’nın 144/1-b, sanığın herhangi bir alacağı olmamasına rağmen suça konu para ile çekleri çaldığının belirlenmesi halinde ise eylemin TCK’nın 142/2-d ve h. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturabileceği de değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 144/1-b. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 144/1-b. maddesinde düzenlenen “Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık” suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
c) Tanıkların anlatımlarına göre; 24/08/2014 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 26/08/2014 olarak hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.