YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7927
KARAR NO : 2021/14698
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I – Sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde,
O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkındaki temyiz talebinin sadece 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığın müdafiinin bulunmaması halinde istemi aranmadan müdafii görevlendirilmesi gerektiğine ilişkin olup, suçun vasfı ve sübuta ilişkin bir sebebe dayanmaması karşısında, 1412 sayılı CMUK’nın309. maddesi gereğince, sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II – Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, “suç ve suçun işlenmesindeki sair özellikler, suç konusunun önem ve değeri ve SSÇ’nin kastının yoğunluğu dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşıldığından, takdiren alt sınırdan ceza tayin edildiği” belirtildiği halde, suç tarihi itibariyle de anılan suçun cezasının alt sınırının 5 yıl olması karşısında, temel cezanın TCK’nın 142/2-h maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi,
2. Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/2. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, zorunlu olduğu halde suç tarihi itibarıyla sosyal inceleme raporu aldırılmadan hüküm kurulması,
3. Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk …’in TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden de işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
4. Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 31/2 maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapıldığı halde hüküm kısmına uygulama maddesinin 31/3, indirim oranının ise 1/3 olarak yazılması,
5. Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
6. Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 142/2-h, 143 ve 31/2 maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında 3 yıl 5 ay 7 gün yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 17 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.