YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11590
KARAR NO : 2021/13779
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve hırsızlık suçlarından hükümlü … hakkındaki hapis cezalarının toplanarak 6 yıl 3 ay hapis cezası olarak içtimasına dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli ve 2015/136 değişik iş sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün 18/08/2016 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine ilişkin Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 18/08/2016 tarihli ve 2016/1368 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 29/12/2016 ve 30/04/2018 tarihlerinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlardan mahkum olduğunun ihbar edilmesi sebebiyle, koşullu salıverilme kararının geri alınarak 29/12/2016 tarihinden başlamak üzere yeni suçtan aldığı 5 ay hapis cezasının 2 katı olan 10 ay sürenin ve 2. defa işlediği suç nedeniyle 30/04/2018 tarihi ile 05/11/2018 tarihi arasındaki sürenin aynen çektirilmesine dair İstanbul İnfaz Hakimliğinin 03/11/2020 tarihli ve 2020/1515 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/04/2021 tarihli ve 2021/403 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
15/04/2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinin 6. fıkrasında koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, 12. fıkrasında koşullu salıverilme kararının geri alınmasının şartları, 13. fıkrasında ise geri alınacak sürenin hesaplanma yöntemi yeniden düzenlemiş olup, değişiklik öncesi koşullu salıverilmenin geri alınması ile ilgili düzenlemeden, çok farklı bir sistemin benimsendiği,
17/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32. maddesiyle eklenen 09/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanun’la değiştirilerek kabul edilen geçici 6. maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca kabul edilen, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/6. maddesinde, “Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” şeklinde,
Aynı Kanun’un 107/12. maddesinde, “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi… hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” şeklinde belirtildiği üzere, koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda
geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı nazara alındığında,
18/08/2016 tarihinden sonra şartla tahliye edilen hükümlülerin, 7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107. maddenin 13. fıkrasının (a) bendinde yer alan “kalan cezasının aynen” ibaresi “Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin” şeklinde değiştirilmesi üzerine denetim süresi içerisinde işlenen suçların tespitinin özellik arz ettiği, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği tahliye edildikten sonra haklarında belirlenen denetim süresinin infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olduğu durumlarda, hükümlü hakkında tespit edilen denetim süresine göre, denetim süresi içerisinde işlenen suçlar hakkında, suç tarihinden başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği, belirlenen denetim süresinden sonra ve bihakkın tahliye tarihinden önce işlenen suçlar yönünden ise denetim süresi içerisinde işlenmemeleri sebebiyle hesaplamaya dahil edilmemeleri gerektiği,
Diğer önemli bir hususun ise; denetim süresi içerisinde işlenen ancak mahkumiyet kararında suç tarihinin gün, ay ve yıl olarak net bir şekilde tespit edilmeyen suçlar yönünden olduğu, suç tarihinin yalnızca yıl olarak (2006 gibi), ay ve yıl olarak (2006 nisan ayı gibi) veya belirli yıllar arası olarak (2006-2008 yılları) belirtilmesi durumunda, aynen infazı gereken süresinin sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı olduğu nazara alındığında, suç tarihinin net olarak tespit edilmesi için Mahkemesinden talepte bulunulması, gerekirse Mahkemesince suç tarihinin tespitine yönelik verilecek bir ek karar doğrultusunda belirlenen tarihe göre hesaplamanın yapılması gerektiği,
7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile yapılan düzenlemeler uyarınca koşullu salıverilmenin geri alınması hâlinde aynen infazı gereken süreye ilişkin hesaplamanın nasıl yapılması gerektiğine örnek vermek gerekirse; koşullu salıverilme tarihi 01/01/2010, hak ederek tahliye tarihi 01/01/2020 olan bir hükümlünün 01/01/2011 tarihinde işlediği suçtan aldığı 6 ay hapis cezasının iki katı olan 12 aylık sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği, hükümlünün 01/01/2019 tarihinde işlediği suçtan verilen 10 yıl hapis cezasının iki katı süre her ne kadar 20 yıl ise de 7242 sayılı Kanun’un aynen infaz edilecek süreyi suç tarihinden başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek şartlarına bağladığı nazara alınarak bu sürenin suç tarihi olan 01/01/2019 ile hak ederek tahliye tarihi olan 01/01/2020 tarihleri arasındaki 1 yıllık sürenin aynen infazına karar verilebileceği, bu durumda denetim süresinde işlenen suçlardan alınan hapis cezalarının iki katı süre 22 yıl olsa da toplamda yalnızca 2 yıllık sürenin aynen infaz edileceği,
Yukarıda verilen örnekten de anlaşılacağı üzere, 7242 sayılı Kanun döneminde koşullu salıverilmenin geri alınması durumunda, denetim süresinde işlenen suçlardan verilen hapis cezalarının iki katı sürenin soyut biçimde aynen infazına karar verilmesinin yanlış hesaplamalara yol açacağı, her somut olayda deneme süresinde işlenen her bir suç için kendi suç tarihinden başlayarak hak ederek tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ayrı ayrı hesaplanarak ne kadar sürenin aynen infaz edileceğinin kararda açıkça gösterilmesinin, yanlış hesaplamaların ve infazda oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi bakımında büyük önem arz ettiği,
Bu bilgiler ışığında, somut olayda;
Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 18/08/2016 tarihli ve 2016/1368 değişik iş sayılı kararı ile 18/08/2016 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilen hükümlünün lehine olan hukuki durumunun tespit edilmesi için, 7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yapılan değişiklik öncesi ve sonrası düzenlemelerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde yer alan ““Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılarak ortaya konulması gerektiği,
Bu kapsamda hükümlü infaz dosya safahati incelendiğinde;
1)Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve hırsızlık suçlarından hükümlü … hakkındaki hapis cezalarının toplanarak 6 yıl 3 ay hapis cezası olarak içtimasına dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli ve 2015/136 değişik iş sayılı kararının infazına başlandığı,
2) İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli ve 2015/136 değişik iş sayılı kararı kapsamında adı geçen hükümlü hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18/08/2016 tarihli ve 2016/7-12027 dosya numaralı müddetname düzenlendiği ve hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 18/08/2016, hakederek tahliye tarihinin ise 23/01/2019 olduğu,
3) Hükümlüye ait sabıka kaydı incelendiğinde koşullu salıverildikten sonra Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2019 tarihli ve 2017/39 Esas, 2019/228 Karar sayılı dosyasına konu kasıtlı suçu işlediği ve suç tarihinin 29/12/2016 olduğu, ayrıca hükümlünün … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2018 tarihli ve 2018/515 Esas, 2018/743 Karar sayılı dosyasına konu kasıtlı suçu işlediği ve suç tarihinin 30/04/2018 olduğu,
4) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2020 tarihli talebi üzerine, İstanbul İnfaz Hakimliğinin 03/11/2020 tarihli ve 2020/1515 değişik iş sayılı kararı ile hükümlü hakkında verilen koşullu salıverilme kararının geri alınarak 29/12/2016 tarihinden başlamak üzere yeni suçtan aldığı 5 ay hapis cezasının 2 katı olan 10 ay
sürenin ve 2. defa işlediği suç nedeniyle 30/04/2018 tarihi ile 05/11/2018 tarihi arasındaki sürenin aynen çektirilmesine karar verildiği,
7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nda yapılan değişiklik öncesi duruma göre;
5275 sayılı Kanun’un 107/6. maddesi uyarınca koşullu salıverilen hükümlünün tabi olduğu denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı,
Bu durumda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18/08/2016 tarihli ve 2016/7-12027 dosya numaralı müddetnamesine göre hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 18/08/2016, hakederek tahliye tarihinin ise 23/01/2019 olduğu gözetildiğinde, denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre olan 888 günün yarısı olan 444 gün olduğu ve bu sürenin koşullu verilme tarihinden itibaren 05/11/2017 tarihinde sona erdiği,
Bu haliyle suç tarihi 29/12/2016 olan Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2019 tarihli ve 2017/39 Esas, 2019/228 Karar sayılı dosyasına konu suçun denetim süresi içerisinde, suç tarihi 30/04/2018 olan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2018 tarihli ve 2018/515 Esas, 2018/743 Karar sayılı dosyasına konu suçun denetim süresi dışında işlendiği,
5275 sayılı Kanun’un 107/13. maddesi uyarınca koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresi içerisinde sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasının aynen ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği, bu durumda 18/08/2016 tarihinde koşullu salıverilen ve denetim süresi içerisinde 2. suçu işlediği tarih olan 29/12/2016 ile hakederek tahliye tarihi olan 23/01/2019 tarihleri arasında kalan 755 günlük sürenin ceza infaz kurumunda aynen infazına karar verilmesi gerektiği, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2018 tarihli ve 2018/515 Esas, 2018/743 Karar sayılı dosyasına konu suç tarihi dikkate alındığında aynen infaz kararına konu edilemeyeceği,
7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrası duruma göre;
5275 sayılı Kanun’un 107/6. maddesi uyarınca koşullu salıverilen hükümlünün tabi olduğu denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadar olacağı,
Bu durumda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18/08/2016 tarihli ve 2016/7-12027 dosya numaralı müddetnamesine göre hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 18/08/2016, hakederek tahliye tarihinin ise 23/01/2019 olduğu gözetildiğinde, denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre olan 888 gün olduğu ve bu sürenin koşullu verilme tarihinden itibaren hakederek tahliye tarihi olan 23/01/2019 tarihinde sona erdiği,
Bu haliyle suç tarihi 29/12/2016 olan Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2019 tarihli ve 2017/39 Esas, 2019/228 Karar sayılı dosyasına konu suç ile, suç tarihi 30/04/2018 olan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2018 tarihli ve 2018/515 Esas, 2018/743 Karar sayılı dosyasına konu suçun denetim süresi içerisinde işlendiği,
5275 sayılı Kanun’un 107/13. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde işlenen her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin işlendikleri tarihten itibaren bihakkın tahliye tarihini geçmemek koşuluyla ayrı ayrı aynen infazına karar verilmesi gerektiği, bu durumda Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2019 tarihli ve 2017/39 Esas, 2019/228 Karar sayılı dosyasında verilen 5 ay hapis cezasının 2 katı olan 10 ay ile, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2018 tarihli ve 2018/515 Esas, 2018/743 Karar sayılı dosyasında verilen 5 ay hapis cezasının 2 katı olan 10 ay sürenin toplanarak, 20 ay (600 gün) sürenin ceza infaz kurumunda aynen infazına karar verilmesi gerektiği, ancak 5275 sayılı Kanun’un 107/13-a. maddesinde yer alan “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, … Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2019 tarihli kararına konu 5 ay hapis cezasının 2 katı olan 10 ay (300 gün) sürenin suç tarihi olan 29/12/2016 tarihinden itibaren aynen infazına karar verilmesi durumunda sürenin 25/10/2017 tarihinde sona erdiği ve 23/01/2019 olan hakederek tahliye tarihini geçmediği, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2018 tarihli kararına konu 5 ay hapis cezasının 2 katı olan 10 ay (300 gün) sürenin suç tarihi olan 30/04/2018 tarihinden itibaren aynen infazına karar verilmesi durumunda sürenin 24/02/2019 tarihinde sona erdiği ve 23/01/2019 olan hakederek tahliye tarihini 32 gün süre ile geçtiği, bu halde hakederek tahliye tarihini geçen sürenin aynen infazına karar verilen toplam süreden düşülerek (600 gün-32 gün=568 gün) çıkan gün sayısının aynen ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği,
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda,
7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrası durumun hükümlü lehine olduğu ve koşullu salıverildikten sonra denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan hükümlünün koşullu salıverilmesinin kaldırılarak belirtilen tarihler aralığında toplam 568 günlük sürenin ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verişmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03/06/2021 gün ve 94660652-105-34-10005-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/04/2021 tarihli ve 2021/403 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.