YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23476
KARAR NO : 2021/8383
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdureler … ile …’ya karşı)
HÜKÜM : Kapatılan Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 01.02.2021gün ve 2020/1032 Esas, 2021/793 Karar sayılı bozma ilamına mağdure … yönünden uyularak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan ve mağdure … açısından direnilerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında mağdure …’ya yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Adı geçen mağdureye yönelik kurulan hükümle ilgili Dairemizin 01.02.2021 gün ve 2020/1032 Esas, 2021/793 sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince anılan ilama yönelik direnme kararında belirtilen nedenler yerinde görülmediğinden reddiyle, dosyanın bu hususta değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Sanık hakkında mağdure …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, 2015 yılında rehber öğretmen ile ailesine iddiaya konu istismar eylemlerini anlatmasına rağmen sanıkla görüşmeyi sürdürmesi, savunma ile bunu destekler nitelikte tanık İbrahim’in bozma sonrası verdiği ifade ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 28.04.2021 gün ve 2021/302 Esas, 2021/701 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın her iki suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulundan döndükten sonra İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine, 13.10.2021 tarihinde mağdure …’ya yönelik direnme hükmüne ilişkin tevdi kararı açısından oy birliğiyle ve mağdure …’ye yönelik mahkumiyet hükmü açısından ise Başkan … ile üye …’un karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık mağdure …’ın ablası ile evlidir. Mağdure 9 yaşından 14 yaşına kadar haftada üç dört kez eniştesi sanığın evinde yatılı kalmakta ve çocuklarına bakmaktadır. Bu süre içinde sanığın evde kimse olmadığı veya başka odada bulundukları sırada kalçasına dokunup parmağıyla anüs ve çevresine dokunduğu, tırnağıyla çizdiği, iki kez de penisini anüs deliğine temas ettirdiği, bazen bir iki damla kan geldiği, bazen de tuvalete boşalan sanığın bağırmak istediği zaman ağzını kapattığını iddia etmiştir. Mağdurenin beyanı soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında aynıdır. Sanığın mağdureye gönderdiği mesajları amcasının oğlu tanık görüp okulda rehber öğretmene iletmiş ve rehber öğretmen sanığın istismarını öğrenerek durumu mağdurenin annesi ile kolluğa bildirmiş ve bir de tutanak düzenlemiştir. 2015 yılında bu şekilde ortaya çıkan olay kapatılmış ve sanık bir daha mağdureye dokunmamıştır. Rehber öğretmen ve anne tanık olarak dinlenmişler ve istismarın kendilerine 2015 yılında anlatıldığını doğrulamışlardır. Yine sanığın yanında işçi olarak çalışan İbrahim ile mağdurenin gönül ilişkisini sanık öğrenerek bunu engellemiş ve mağdure İbrahim isimli arkadaşına da eniştesi sanığın istismarını anlatmıştır. Tanık İbrahim mağdurenin bu beyanını doğrulamıştır. Mağdur yaşadığı olayların üstesinden gelemediği için rehber öğretmene anlatarak intikali sağlamıştır.
Sanık enişte ile mağdure ve ailesi arasında husumet yoktur ve iftira etmeyi gerektirecek ciddi bir neden de ileri sürülememiştir. Mağdurenin beyanları ayrıntılı, istikrarlı, mantıklı ve kendi içinde tutarlıdır. İntikal şekli ve türü olağan gelişmiştir. Tanık beyanları ile de mağdurun iddiaları dolaylı olarak doğrulanmıştır. Mağdur beyanına itibar etmemeyi gerektirecek hiçbir ciddi neden olmadığı gibi bizzat dinleyen mahkemede bu beyana itibar etmiştir. İddia, savunma, tanık beyanları, mağdurun iddiası ve dava dosyasına göre suç sübuta erdiğinden mahkumiyet hükmünün onanması yerine bozulmasına dair sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak etmiyoruz.