YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12841
KARAR NO : 2021/12476
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümde sanığın tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1420 Esas – 2013/198 Karar sayılı ilamında mahkeme esas numarasının sehven 2012/1440 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümde sanığın tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1420 Esas-2013/198 Karar sayılı ilamında mahkeme esas numarasının sehven 2012/1440 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dosya kapsamı ve oluşa göre; sanığın müşteki …’a ait markete girerek 33,00 TL tutarında 5 kg şeker ve 1 kg çay aldığı, ancak üzerinde para olmadığını ve 40,00 TL para getireceğini söyleyip para üstü olan 7,00 TL’yi tanık Rıdvan’dan istemesi üzerine tanık Rıdvan’ın almadıkları paranın üstü olan 7,00 TL’yi sanığa verdiği, bunun üzerine sanığın 7,00 TL para ve malzemelerle birlikte marketten ayrıldığı, bir daha da dönmediğinin anlaşıldığı somut olayda, tanık ile sanık arasında hukuksal anlamda geçerli bir zilyetlik devrinin bulunmadığı gibi sanığın tanığı yanılgıya düşürebilecek nitelikte hileli hareketlerinin de olmadığı, sanığın en başından beri kastının malzemeleri ve parayı çalmaya yönelik olduğu ve eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde yer alan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 16/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.