Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/23031 E. 2012/28918 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23031
KARAR NO : 2012/28918
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının ölen eşi ile kardeş olup müşterek murisleri olan … …’in 26/10/2004 tarihinde öldüğünü, muris …’in sağlığında … ismindeki kişiden 50.000 Alman markı borç olarak aldığını ve karşılığında senet verdiğini ve vadesi gelen borcunu ödemediğini, babası aleyhine icra takibine geçilmemesi için bu borcu alacaklıya ödediğini ve bunun üzerine… …’in 15/04/2003 tarihli bir belge ile tanıklar huzurunda bu ödemeyi yazılı olarak beyan ettiğini, dava konusu 50.000 markın 27/06/2006 tarihine göre tutarının 54.089 TL olduğunu, diğer mirasçılar olan annesi ve kardeşleri ile onların paylarına düşen borç konusunu aralarında hallettiklerini, bu nedenlerle davalı taraftan alacağının 3/16 miras payına isabet eden 10.141,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların bildirdiği tüm deliler toplanmış, 10/03/2003 vade tarihli senet aslı ve, 15/04/2003 tarihli belge aslı imza incelemesi için Adli Tıp Kurumuna görderilerek rapor alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi 01/08/2008 tarihli raporuyla belge altındaki imzanın … …’in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğini bildirmiştir.
Mahkemece 2006/222 esas sayılı dava dosyasının yapılan yargılamasının sonunda 11/03/2009 tarih 2006/222 Esas 2009/29 karar sayılı ilamıyla davanın reddine ilişkin karar verilmiş, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04/02/2010 tarih 2009/10489 esas 2010/1249 karar sayılı ilamıyla “…mahkemece tarafları bildirdiği senet tanıkları da dinlendikten sonra üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesinden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla davaya konu belgeler altındaki imzanın aidiyeti konusunda inceleme yaptırılıp sonucuna
2012/23031-28918
göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozularak dosya mahkemesine iade edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına konu dosya 2010/110 yeni esasına kaydedilerek yapılan yargılama sırasında Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Araştırma ve Uygulama Merkezinden bilirkişi raporu aldırılmış, alınan bilirkişi raporunda 10/03/2003 vade tarihli 50.000 DM senet ile 15/04/2003 tarihli beyaz dosya kağıdı üzerine hazırlanmış 50.000 DM’lik senetlerin üzerindeki imzaların “imzanın atılış sırasında aynı devamlılıkta olmadığı, imzaların kesintili bir biçimde oluşturulduğu, boy, büyüklük ve atılış hızları açısından da benzerlik bulunmadığı, motor hareketler baz alındığında ise bu kesintilerle oluşturulan imzanın tıpkı birinci rapordaki gibi ismi geçen şahsın imzaları ile benzerlik taşımadığı, … … eli ürünü olmadığı, benzetmek amacıyla yapıldığına dair kanaat bildirildiği”, raporun sonuç kısmında yazılan notta “… … isimli şahsın imzalarında oluşan değişikliğin, şahsın motor hareketlerini engelleyici bir rahatsızlığın sebep olup olmadığı, imzaların atıldığı tarihde bu değişkliği yapabilecek bir rahatsızlık geçirdiğinin doktor raporu ile tespit edilip edilmediği, yapılan incelemenin içeriğini değiştirebileceğinden mahkemece bu rahatsızlığın belgelenmesi durumunda incelemenin bu şartlara uygun yapılmasının gerektiği” bildirilmiştir. Yine bozma ilamı doğrultusunda senette imzası bulunan tanıklar dinlenilmiş, dinlenilen tanıklar …, … ve … davaya konu belge üzerindeki imzaların kendilerine ait olduğunu belirtip beyanlarında özetle, davaya konu borcun davacı tarafından ödendiğini, bu nedenle 15.4.2003 tarihli belgenin tanzim edildiğini beyan etmişlerdir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre, 15.4.2003 tarihli belgede isimleri bulunan tanıkların beyanları, bozma ilamına uyan mahkemeyi bağlar. Hal böyle olunca söz konusu tanıkların beyanları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21,15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.