Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14074 E. 2012/29013 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14074
KARAR NO : 2012/29013
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, kendilerinin ve davalı …’ın muris …’ın mirasçısı olduklarını, diğer davalı …’in de …’in kardeşi olduğunu, …’nın 29.7.1982 tarihli belge ile Polonezköy’de bulunan tüm taşınmazlarına karşılık …’den 5.000.000 TL (eski Tl) aldığını beyan ettiğini ve aynı günlü vekaletname ile de taşınmazları davalı eşi …’e satmaları için davalı … ile dava dışı şahsı vekil tayin ettiğini, …’nın ölümünden sonra davalı …’in 28.2.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazları …’e satış gibi gösterdiğini, davalı …’in satış bedeli olan 500.000.000 TL (eski TL) ödeyecek ekonomik gücünün bulunmadığını, satış vaadi sözleşmesinin …’nın ölümü ile hükmü kalmayan vekaletnameye dayanılarak düzenlenmesi nedeniyle sonuç doğurmayacağını, kaldıki sözleşme içeriğinin de doğru olmadığını ileri sürerek satış vaadi sözleşmesinin iptalini, olmadığı takdirde sözleşmeye konu taşınmazın dava tarihindeki gerçek değerinin tesbiti ile fazlası saklı kalmak üzere 500.000.000 TL’nın tahsilini istemişlerdir.
Davalı …, taşınmazın adına tescili için dava açtığını, davacıların iddialarını o davada savunma olarak ileri sürme imkanlarının bulunduğunu, resmi şekilde düzenlenen sözleşmenin aksinin aynı güçte belge ile ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, murisin 1994 tarihinde ölümü ile davalı …’e verdiği vekaletnamenin hükmü kalmadığı, murisin ölümünden sonra bu vekaletnameye dayanılarak yapılan satış vaadi sözleşmesinin bağlayıcı olmadığı, bu nedenle davalı … tarafından açılan 2012/14074-29013
tapu iptal tescil davasının da reddedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı …’in eşi ve bu itibarla tarafların ortak murisi olan … …’ın taşınmazları satması için davalı …’i vekil tayin ettiği, …’inde murisin ölümünden sonra bu vekalete dayanarak taşımazları davalı …’e sattığına dair satış vaadi sözleşmesini vekil sıfatıyla düzenleyip, imzaladığı tarafların ve mahkemenin kabulündedir. İhtilaf satış vaadi sözleşmesinin geçerli olup olmadığı hususundadır. Davalı …’in eldeki davaya konu olan satış vaadi sözleşmesine dayanarak … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/487 (eskisi 2004/267) E. sayılı davayı açtığı ve tapu iptal tescil talep ettiği mahkemece …’nın ölümü ile vekaletin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, temyiz üzerine davanın usulden bozulduğu ve yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle tapu iptal tescil davasında verilecek hükmün eldeki davayı etkileyeceği ve bu dava için kesin hüküm teşkil edeceğinde duraksama bulunmamalıdır. Hal böyle olunca da eldeki davada tapu iptal tescil davasının sonucunun beklenilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Mahkemenin, tapu iptal davasının sonucunu bekleyerek hasıl olacak sonuca uygun karar vermesi gerekirken yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine görev davalının diğer temyiz itirazlarının incelensine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.