Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/482 E. 2021/6441 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/482
KARAR NO : 2021/6441
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar ile davalı … … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarihli ilk karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verildiği, davacı babanın Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararından sonra 03/12/2019 tarihinde vefat ettiği, mirasçıların tamamının davada taraf oldukları, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ile davalı … … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekillerince bu kararında temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 01/06/2020 tarih ve 2019/5924 Esas, 2020/1721 Karar sayılı kararı ile davacı eş lehine hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %10, davalılar … İnşaat Taahhüt Turizm Nakliye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ve … İnşaat Hafriyat Nakliyat Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin birlikte %70, davalı … … İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile dava dışı … şirketinin oluşturduğu adi ortaklığın ise %20 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taraf ehliyeti” başlığını taşıyan 50. maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu belirtilmiştir. Buna göre taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Medeni hukuktaki haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti hak ehliyetini oluşturmakta, gerçek ve tüzel kişiler bakımından geçerli olmaktadır. Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28’inci maddesinde ise, kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.
Somut olayda davacı babanın 03/12/2019 tarihinde vefat etmesi nedeniyle hak ehliyeti son bulmuş olduğundan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduktan sonra yeniden karar verilirken baba lehine takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın miras payları oranında mirasçılarına ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözden kaçırılarak ölü kişi hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harçlarının istek halinde davacılar ile davalı … … İnş. San. ve Tic. A.Ş.’ne iadesine, 18.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.