YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6817
KARAR NO : 2021/13594
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/1-d-son, 87/3, 29/1 ve 31/2. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Çocuk Mahkemesinin 10.03.2009 tarihli ve 2009/11 Esas, 2009/103 Karar sayılı kararının 17.03.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 23.01.2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/1-d-son, 87/3, 29/1 ve 31/2. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Çocuk Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2020/17 Esas, 2020/116 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.12.2020 tarihli ve 2020/18831 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2021 tarihli ve 2021/7062 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/3921 esas, 2018/18362 karar sayılı ilâmında ” … Katılan hakkında düzenlenen adli rapora göre, sanığın eylemi nedeniyle katılanın, hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyen kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-d, 87/1-son maddeleri uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, hatalı uygulama ile katılanda kemik kırığı meydana geldiğinden bahisle, ayrıca TCK’nin 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,…BOZULMASINA…” şeklindeki açıklamalar karşısında, somut yargılamaya konu olayda, mağdurun suça sürüklenen çocuğun eylemi nedeniyle hayati tehlikeye maruz kaldığı ve vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır 2. derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı meydana geldiği, suça sürüklenen çocuğun fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/1-d, 87/1-son maddeleri uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan Kanun’un 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten yaralama suçunu 01.09.2008 tarihinde işlediği, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17.03.2009 tarihinde kesinleştiği, 23.01.2010 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen son işlemin suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 10.03.2009 olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi gereğince 23.01.2010 ilâ 17.03.2009 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 23.01.2010 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 03.03.2020 tarihli karar ile hüküm açıklansa da durma süresi de gözetildiğinde 16.05.2017 tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereğince 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 25.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.