Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9733 E. 2021/3560 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9733
KARAR NO : 2021/3560
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf isteminin esastan reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, sürücülüğünü dava dışı …’ın yaptığı … plakalı aracın müvekkillerinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu … plakalı aracın şeridine tecavüz etmesi neticesinde meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin yaralandıklarını, kazanın … plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurundan kaynaklandığını, davalı … şirketine tazminat başvurusu yapıldığını ve 17.01.2013 tarihinde … için 18.212,67 TL, … için 19.244,28 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkillerinin iş ve güçten yoksun kalmasına ilişkin zararlarının ödenen miktarın üstünde olup yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00’er TL tazminatın davalı şirkete başvuru tarihinden 8 gün sonrasından itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş; 19.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini … bakımından 58.883,05 TL’ye, … bakımından ise 90.070,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, poliçeden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına azami 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, hasar dosyası açıldığını, yapılan aktüer hesaplamaları doğrultusunda bulunan bedelin 17.01.2013 tarihinde davacılara ödendiğini, müvekkilinin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile … için 58.883,05 TL, … için 90.070,52 TL’nin kısmi ödeme tarihi olan 17.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Davalının davacılardan …’e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 72.070,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Davalı tarafça adı geçen davacı bakımından temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalının adı geçen davacıya yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalının davacılardan …’e yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının davacılardan …’e yönelik temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının davacılardan …’e yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 3.662,72 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 23/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.