YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7708
KARAR NO : 2021/7811
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
1) Katılana ait GSM aboneliğinin onun bilgi ve rızası dışında kimlik bilgileri kullanılıp sanığa ait iş yerinde başka bir GSM şirketine taşındığı iddia edilen kamu davasında; bilirkişi raporlarına göre imzaların katılan ile sanığa ait olmadığı tespit edilmiş ise de, söz konusu abonelik taşıma işlemine ait sözleşmenin sanığa ait iş yerinde düzenlendiği, ve suçtan elde edilecek menfaatin de sanığa ait olduğu gözetildiğinde suçun sübut bulduğu; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilci tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; usulüne uygun ön ödeme önerisine uymayan sanığın özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
2) Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin suça konu sözleşmenin düzenlendiği “15.08.2012” yerine “2012” olarak eksik yazılması, yasaya aykırı,
3) Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçunda; hükümden sonra 16/03/2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarihli 7188 sayılı Kanun‘un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün“ uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 05.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.