Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/3560 E. 2021/3100 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3560
KARAR NO : 2021/3100
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 23/09/2019 tarih 2019/İHK 12442 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili 24.4.2018 tarihinde davalının ZMSS’si olduğu aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarpması neticesi müvekkilinin yaralandığını belirterek hesaplama sonucu artırılmak üzere 15.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının, 354,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile sürekli işgöremezlik talebini 90.714,19 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvurunun usulden reddine karar verilmiş; bu karara davacı vekili İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından başvuru sahibinin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 28.05.2019 tarih K-2019/24546 sayılı kararına yaptığı İtirazın kabulü ile kararının kaldırılmasına, Başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 90.714,19 TL sürekli işgöremzlik tazminatı ve 354,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 91.068,19 TL tazminatın 02.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte … Sigorta A.ş den alınarak başvuru sahibine ödenmesine
karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hakem Heyetince hükme esas alınan 19.09.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmış ise de, pasif dönem sonu olan yaşam süresinin de açık bir şekilde belirtilmesi gerekirken pasif dönem sonu olarak hangi tarihin esas alındığı anlaşılamamıştır. Bu nedenle rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde Hakem Heyetince aynı bilirkişiden denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan; Sigortacılık Yasası 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına “(13)(Ek:RG-19/1/2016-29598)tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.