YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14618
KARAR NO : 2021/22397
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık,O Yer Cumhuriyet Savcısı
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak gösterilip mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerekir ya da mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından, silahın, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması icap eder. Bu itibarla, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmiş olması, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacaktır.
Yargılamaya konu somut olayda, mahkemece, sanığın katılanın işyerine gittiği, av tüfeğini çıkartarak katılanın gelmesini istediği ve elinde av tüfeği ile işyerinin önünde gezindiği, bu esnada katılanın olay yerinde olmadığının anlaşılması karşısında, eylemin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı düşünülmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde silahla tehdit suçundan hüküm kurulması,
2-Bozma kararına uyularak, eylemin TCK’nın 106/1-1. maddesinde gösterilen tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü durumunda ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. Maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
4-Kabule göre de; sanığın, olay günü alkollü şekilde elinde av tüfeği ile katılanın işyerinin önünde gezindiği, tanıkların beyanlarından çevrede bulunan insanların ve işyerindeki çalışanların korktuklarının ve uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında, mahkemece temel cezaya hükmedilirken TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nun ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.