YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8007
KARAR NO : 2021/12569
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitinin mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/451 E. – 2017/70 K. sayılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kadastro tespitinin mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu İstanbul İli, … İlçesi, … Mahallesi, 4510 ada 6 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 1715 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu fundalık vasfı ile davacılar murisi Hasan Salman adına tespit gördüğü, Hazinenin açtığı kadastro tespitine itiraz davası sonucu Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/460 Esas 1992/861 Karar sayılı ilamı ile 56400 m2 kısmının ifrazla 4510 ada 6 parsel numarasıyla hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 29/11/1993 tarihinde kesinleştiği, davacıların iş bu davayı 09.10.2014 tarihinde açtıkları anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacıların TMK 1007. maddesi uyarınca devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle TMK 997vd. maddeleri ile Tapu Sicil Tüzüğü 7. maddesi anlamında ana(tapu kütüğü, kat mülkiyeti kütüğü, yevmiye defteri, resmi belgeler ile planlarda) ve yardımcı sicillerde kayıt olması gerekmektedir. Mevcut dava anlamında davacılar murisi adına hatalı dahi olsa oluşmuş bir sicil kaydından söz edilemeyeceği gibi kadastro tespitinin iptaline konu mahkeme kararında zilyetlikle kazanıma ilişkin 20 yıllık sürenin dolmadığının belirtildiği ve kararın böylece kesinleştiği, muris adına kesinleşmiş bir kadastro tespitinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca yazılı gerekçelerle esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 04/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.