Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/7826 E. 2021/8304 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7826
KARAR NO : 2021/8304
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair fesih iddialarının yanı sıra, haciz tarihinden itibaren süresinde satış istenmediğini, hacizlerin İİK’nun 106-110. maddeleri uyarınca düştüğünü, ihalenin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek 26.10.2020 tarihli iki adet taşınmaz ihalesinin feshini istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 106.maddesinde; “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 110. maddesinde ise; “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da, bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar” hükmü yer almaktadır.
Satış talebinin, yukarıdaki maddede öngörülen süreler içinde olup olmadığını icra müdürü re’sen gözetmelidir. Satış talebi, bu sürelerden sonra ise, reddetmelidir. Satış isteme süresinin geçmesi nedeniyle haczin kalkmış olmasına rağmen yapılan ihalenin feshi gerekir (Baki Kuru, İcra El Kitabı, s.520).
Somut olayda, alacaklının ihalenin feshi şikayetine konu iki adet taşınmaza haciz konulmasına ilişkin talebinin icra müdürlüğünce 15.02.2019 tarihinde kabulüne karar verildiği ve aynı tarihte haciz müzekkeresi yazılarak haczin tatbik edildiği görülmüştür. Alacaklının 20.01.2020 tarihinde kıymet takdiri yapılması talebi üzerine icra müdürlüğünce aynı tarihte dosyaya “satış avansı” açıklaması ile bir miktar tahsilat yapılmış ise de anılan bir yıllık sürede alacaklı tarafından satış talep edilmediği anlaşıldığından İİK’nun 110/1. maddesi gereği, taşınmazlar üzerindeki haczin düştüğü anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, kıymet takdirinin istenmesi –satışa esas olmak üzere ibaresiyle dahi olsa- veya kıymet takdirinin yapılmış olması satışın istenmesi anlamında düşünülemez. Satış isteminin varlığını kabul için bu konudaki açık talep yanında satış giderlerinin de yatırılması gerekir. (HGK 2006/12-149 E., 2006/86 K.)

Bu durumda; İİK’nun 106-110. maddeleri gereğince süresinde satış istenmediği için taşınmazlardaki haciz düşmüş olup, artık düşen bir hacze dayalı olarak ihale yapılamayacağından ihalenin feshi gerekir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile her iki taşınmaz yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 07.04.2021 tarih ve 2021/157 E. – 2021/826 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Orhaneli İcra Hukuk Mahkemesinin 01.12.2020 tarih ve 2020/24 E. – 2020/24 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.