Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4832 E. 2021/10183 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4832
KARAR NO : 2021/10183
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 1659 ada 10 parsel sayılı 1.822,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 20 yıldır …’ın kullanımında olduğu, üzerindeki üç katlı evin ve deponun … ait olduğu şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı … vekili, taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı … tarafından yaptırılan yapı ve muhdesatların 18.02.2009 tarihinde müvekkili olan davacıya devredilmiş olduğunu açıklayarak, söz konusu tapu kaydının beyanlar hanesindeki davalı … kaydının terkini ile davacının adının beyanlar hanesine işlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesine yönelik olarak açılmış olup, hüküm tarihinden önce taşınmazın 29.08.2014 tarihinde, 6292 sayılı Yasa gereğince lehine şerh bulunan davalı … ’a satıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi ya da şerhin değiştirilmesi için, taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olması gereklidir. Satış yoluyla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilme olanağı kalmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın esastan reddedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nin 370. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz taleplerinin reddine; davacı vekilinin temyiz itirazları (2) nolu bentte yazılı sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Davacının sabit olmayan davasının reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün ve gerekçesinin düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.