YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8588
KARAR NO : 2021/12474
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten eşini öldürmeye teşebbüs etmek
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … hakkında katılan …’ye yönelik eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi kabul ve takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, bozma üzerine incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin; sübuta, katılan Kurum vekilinin; suçun tasarlanarak işlendiğine, sanık hakkında takdiri indirim yapılmasının hatalı olduğuna, Cumhuriyet Savcısının vesaireye ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; resmi olarak 2008 yılından beri evli olan sanık ile katılan arasında adli makamlara da intikal eden olayların olduğu, suç tarihinden 1 hafta önce sanığın kendisine yönelik bir başka eylemi nedeniyle katılanın müşterek çocuklarını da alarak evini terk ederek ailesinin yanına gittiği, sanığın kızını görmek bahanesiyle katılanın yanına giderek çocuğunu ziyaret ettiği, eşi adına Avanos’ta bankaya havale geldiğini söyleyerek eşini yanıltarak bu parayı çekme hususunda katılanı Avanos’a gitmeye ikna ettiği ve idaresindeki motosiklet ile gitmesini sağladığı, katılanın kabul etmesi üzerine motorsikleti ile bir süre dolaştıkları, sonrasında sanığın ıssız olan olay yeri Çayalık çayı mevkiine katılanı götürdüğü ve burada bir süre konuştukları, bu konuşma sırasında sanığın katılana “her şeyimi elimden aldın, öleceksin” diyerek üzerinde taşıdığı bıçağı katılanın baş, boyun, göğüs ve sırt bölgelerine doğru salladığı, ancak bu darbelerin isabet bulmadığı sadece katılanı sol elde kesi oluşturacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, sanığın elindeki bıçağı katılana karşı savurmaya devam ettiği esnada katılanın kendisini savunmak için elini kaldırdığı sırada bıçağın yere düştüğü, bunun üzerine sanığın yerde yatan katılanın kafasına oturarak elleriyle ve katılanın eşarbını ip haline getirerek doladığı boğazını sıkmaya başladığı ve bir süre bu şekilde katılanın boğazını sıkması üzerine nefessiz kalan katılanın kendisinden geçerek bayıldığı, bu durumu gören sanığın öldürme eylemini tamamladığını düşünerek katılanın üzerinden kalkıp yaklaşık 5-10 dakika daha baş ucunda beklediği ve katılanın hareketsiz yerde yatması üzerine öldüğünü zanneden sanığın geldiği motosikleti ile olay yerinden ayrıldığı, olayda;
1) Katılanın olay nedeniyle hayati tehlike geçirmeyip, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması karşısında, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek asgariye yakın bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 16 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
2) Adli makamlara intikal eden olaylarda katılana karşı sürekli şiddet içeren eylemlerde bulunan sanığın ifadesinde ıssız mevkiye konuşmak için gittikleri sırada eşinin kendisine söylediği sözlerin etkisiyle eylemi gerçekleştirdiğini savunmuş ise de; hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen katılanın yanına gidip, çeşitli yalanlarla yanıltarak kendisi ile gelmesini sağlayan ve sonrasında da konuşmak için ıssız bir yer seçen sanığın, katılanın kendisine gururunu kıracak sözleri söylediğine ilişkin savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla; katılandan sanığa yönelen ve tahrik oluşturan bir söz ve davranış bulunmadığı halde, sanığın daha az ceza almaya yönelik savunmalarına itibar edilerek, savunmanın aksi sabit olmadığından bahisle, TCK’nin 29/1. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
3) Duruşmalarda vekille temsil edilen katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmekte olup, sanık müdafii, Cumhuriyet Savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 20/09/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.