YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7094
KARAR NO : 2021/7525
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) Sanığın olay tarihinde, başka bir suç soruşturması nedeniyle yakalandığında yapılan üst aramasında, … kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş suça konu sahte nüfus cüzdanının; aynı tarihte arabasında yapılan aramada ise … kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş ancak sanığın kendi fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanının ele geçirilmiş olduğu, sanık hakkında üzerinde ele geçirlen suça konu sahte olarak tanzim edilmiş … nüfus üzdanı nedeniyle … bu dava açılmışken, kardeşi … adına düzenlenmiş sahte kimlik nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4485 soruşturma sırasında soruşturma yapılıp, 09.06.2014 tarihli ve 2014/2509 Esas sayılı iddianame ile ayrı bir dava açıldığının anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı gözetilerek; sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4485 soruşturma sırasında soruşturma yapılıp, 09.06.2014 tarihli ve 2014/2509 Esas sayılı iddianame ile açılan ceza davasının akıbeti araştırılıp mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyası getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınıp , eylemlerin zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığı ile dosya kapsamında sanıktan aynı anda ele geçirilen suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlenip düzenlenmediğine yönelik değerlendirme yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırı,
2)Kabule göre de;
a) Adli sicil kaydına göre, sanığın tekerrüre esas alınan … kapatılan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/1050 Esas ve 2009/421 Karar sayılı ilamının TCK’nin 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nin 253/1. maddesi uyarınca, 5237 sayılı TCK’nin 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemi yerine getirildikten sonra, söz konusu ilam veya diğer adli sicil kayıtlarının esas alınarak TCK’nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekliliği,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 29.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.