YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/590
KARAR NO : 2021/21507
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında birden fazla ilamın tekerrüre esas alındığı, UYAP’ tan yapılan kontrolde tekerrüre esas alınan ilamlardan İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/949 esas, 2009/2074 karar sayılı ilamında sanık hakkında TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden uzlaştırma işleminin yapıldığı ve tarafların uzlaşmaya varması üzerine düşme kararı verildiği, diğer tekerrüre esas alınan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/220 esas, 2011/89 karar sayılı ilamında da sanık hakkında TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin sanık müdafisinin eski hale getirme talebi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 28/11/2013 tarihli, 2012/15221 esas ve 2013/18733 karar sayılı ilamıyla bozulmasından sonra İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/530 esas sayılı dosyasında yeniden yargılama yapılarak atılı suçlara ilişkin 11/05/2015 tarihli mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, her iki ilamın da tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanığın sabıkasında yer alan hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, sabıkada yer alan ve yukarıda belirtilen diğer ilamların da açıklanan gerekçeler dolayısıyla engel oluşturmaması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ”kasti suçtan sabıkalı olduğundan” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.