Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/1656 E. 2021/8682 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1656
KARAR NO : 2021/8682
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

Mahkeme :İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi
Suç :Uyuşturucu madde ticareti yapma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süreleri, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A)Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
30/11/2020 tarihinde sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresinden sonra 21/12/2020 tarihinde sanık tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
B)Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönlerine ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik, eleştirili, istinaf talebinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının hukuka uygun olması nedeniyle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne
alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
C) Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 26/04/2019 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın 26/04/2019 tarihli eylemi sabit ise de, 11/04/2019 tarihli eylem ile ilgili olarak, her ne kadar kovuşturma aşamasında beyanı alınamayan … … ve …, soruşturma aşamasında alınan beyanlarında uyuşturucu maddeleri sanık …’ten aldıklarını beyan etmiş iseler de, 07/05/2019 tarihli görüntü inceleme tutanağında … ve …’ye uyuşturucu maddeleri veren kişinin sanık … olduğunun belirtildiği, sanık …’ın duruşmada alınan beyanında …’a uyuşturucu madde veren kişinin kendisi olduğunu beyan etmesine rağmen sanık …’in savunmasının aksine atılı suçu işlediğine, …’de ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ilişkin, … ve …’ın soyut beyanı dışında sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden bu eylemin de zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek, zincirleme suçtan verilen mahkûmiyete esas alınması,
2-a)27/10/2018 tarihinde hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilen …’da ele geçirilen maddelere ilişkin uzmanlık raporunun ve olay yakalama tutanağının aslı ya da onaylı suretinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; söz konusu belgelerin aslı veya onaylı örneğinin hukuki denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanığın savunmalarında 27/10/2018 tarihli suçu kabul etmemesi karşısında, kendisinde uyuşturucu madde ele geçirilen …’ın mahkemede tanık olarak dinlenip tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine,
14/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.