YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5384
KARAR NO : 2021/12200
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tespit edilen fark bedelin verilen sürelere rağmen depo edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinin 8. fıkrasında “…10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir.” ifadesi yer almaktadır.
Yapılan incelemede; mahkemece, 02/10/2020 ve 25/12/2020 tarihli celselerde iki kez dava konusu taşınmazın bozma sonrası tespit edilen kamulaştırma bedeli olan 70.530,42-TL’nin blokesi için süre verildiği, bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedeli 60.677,01-TL’nin kamulaştırma bedelinden mahsubuyla fark 18.853,41TL’nin depo ettirilmesi gerekirken, depo edilmesi gereken bedelin hatalı biçimde gösterildiği anlaşıldığından, usulüne uygun verilmiş sürelerden bahsedilemeyeceği anlaşılmış ise de;
Davacı idare vekili tarafından temyiz dilekçesi ekindeki banka dekontuna göre 10.03.2021 tarihinde davacı idarenin depo kararını yerine getirdiği tespit edilmiştir.
Bu itibarla; mahkemece verilen sürelerin usulüne uygun olmadığı ve idarenin depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi de gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmeden; yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi;
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün sair hususlar incelenmeksizin HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.