Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9575 E. 2021/12519 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9575
KARAR NO : 2021/12519
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme
HÜKÜMLER : 1) Sanıklar … ve …’nın kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından beraatlerine dair,
2) Sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nin 37. maddesi delaletiyle TCK’nin 81/1, 35/2, 29, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair,
3) Sanık …’ın TCK’nin 151/1, 29 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair,
4) Sanık …’ın TCK’nin 37. maddesi delaletiyle TCK’nin 81/1, 35/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair,
5) Sanık …’ın TCK’nin 151/1, 29 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair,
6) Sanık …’nın TCK’nin 37. maddesi delaletiyle TCK’nin 81/1, 35/2, 29 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair,
7) Sanık …’nın TCK’nin 37. maddesi delaletiyle 81/1, 35/2, 29, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair; Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/03/2016 tarih ve 2015/160 Esas – 2016/67 Karar sayılı kararı.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanıklar … ve … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanıklar … ve … haklarında mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezalarının türü ve miktarı itibariyle verilen hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup temyizleri mümkün olmadığından, sanıklar …..ve Vasıp müdafinin temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … haklarında katılan …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar … ve ….’nın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan haklarında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınarak beraatlerine hükmedilmiş, dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan … vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının beraat eden sanıkların suça iştirak ettiklerinin ve suçu işlediklerinin sabit olduğundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddiyle; hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanıklar … ve … haklarında müşteki …..’yı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak,Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar….ve Vasıp müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; beyanlar arasındaki çelişkilerle, beyanlarla maddi deliller arasında ortaya çıkan bu çelişkiler üzerinde durulmadığına, kararda tartışılmadığına, müşteki….’te silah yarası bulunmadığına, ….’in yaralanmasının sanıklarca yapıldığının sabit olmadığına, eylemin yanlış vasıflandırıldığına, sanık … lehine tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
4) Sanıklar … ve … haklarında katılan …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Hükmün gerekçesinde, sanıklar … ve …’nın yakın akrabası olmasına ve olayın da tarafı bulunmasına rağmen, beyanlarının maddi delillerle örtüştüğü ve her iki tarafında aleyhine olabilecek beyanları samimi bir şekilde aktardığı için beyanlarına itibar edildiği belirtilen sanık …’nın 21/04/2015 tarihli duruşmadaki beyanlarında, “… ve …..’in evlerinden silah ile çıktıklarını, olay çıkmasın diye onları durdurup engellediklerini, ancak katılan …’ın traktörle çıkıp geldiğini, …..’ın ana avrat küfür edip traktörünü orada bulunan müşteki …. ile sanıklar …. ve …’ın yakın akrabalarının üzerine sürdüğünü, bunun üzerine …. ya da …’ın silahın dipçiği ile Adbulmenaf’ın kafasına vurduğunu, ….’ın kafasına vurulunca yere düşerken …’ın silahı kafasına dayadığını, tetik çektiğini, kendisinin iteleyip bırakmadığını, yoksa orada öldüreceğini, bunun da kendisinin iyiliği olduğunu” beyan etmesi ve Jandarma Genel Komutanlığı’nca 30/09/2014 tarih ve 2014/6158 sayılı Uzmanlık Raporu tanzim edilen adli emanetin 2014/704 sırasında kayıtlı olan av tüfeğinin de müşteki sanık …’e ait olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamenin Agit’e ait olan bu tüfeğin işler durumda olduğu, atışa mani bir arızasının bulunmadığı ve fişeklerinin de mevcut olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, sanıkların tüfekle ateş etmek yerine dipçik ile vurmak suretiyle katılan …’ı yaralamaları ve bir darbe ile yetinip herhangi bir engel yokken bırakıp ayrılmış olmaları nedeniyle kasıtlarının öldürmeye yönelik olduğu konusunda yeterli ve her türlü kuşkudan uzak delil olmadığından sanıkların kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları yerine, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; katılan …’ın traktörünün önünün kesilmediğine, saldırıyı traktörle kendisinin yaptığına, bu konuda keşif yapılması taleplerinin dikkate alınmadığına, sanıkların eşlerini ve çocuklarını korumak için sadece bir darbe alan katılan …’a yönelik meşru müdafaa halinde bulunduklarına, sanıkların öldürme kastı içinde bulunmadıklarına, darbeyi kimin vurduğu tespit edilememesine rağmen mahkemece iki sanığın da cezalandırılmasına karar verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, katılan … vekilinin ise, katılan …’ın sanıklara yönelik haksız sayılabilecek bir fiili olmadığı halde sanıklar lehine tahrik hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı ONANMASINA, 21/09/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.