Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2056 E. 2021/9536 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2056
KARAR NO : 2021/9536
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarih ve 2018/961 – 2019/348 sayılı kararı
Katılanlar : …, … Maliye Hazinesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede
sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşları zararına
dolandırıcılık
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın
53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine (istinaf
başvurusunun esastan reddine)
Temyiz edenler : Katılan … vekili, sanık … müdafii

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında Resmi Belgede sahtecilik ve Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelemesinde;
Ölçme, Seçme Ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının müsnet suç bakımından, suçun niteliği gereği doğrudan zarar gören sıfatı ve doğrudan davaya katılma hakkı bulunmadığı ve ayrıca kurumun katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi kararının CMK’nın 286/2-b,g maddeleri gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 02/01/2020 tarihli temyiz talebinin reddine dair karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılanlar vekillerinin anılan 02.01.2020 tarihli ek karara karşı yaptığı başvuruların reddine ilişkin ek kararın ONANMASINA,
2-Sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelemesinde;
Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK’nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK’nın 58/6. maddesinin de yazılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
hükmün tekerrür uygulamasına dair kısmından “delaletiyle 58/6. maddesi” ibaresinin çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.