Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/16712 E. 2021/17598 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16712
KARAR NO : 2021/17598
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Müştekinin olay tarihinde saat 01:00 sıralarında uyuduğu ikametinden telefonunun çalındığını saat 08:00 sıralarında fark ettiğini beyan ettiği, atılı suçları ikrar eden suça sürüklenen çocuk …’in sabahı bekledikten sonra eylemleri gerçekleştirdiklerini savunduğu, haklarında ayrı yargılama yürütülüp mahkumiyet kararı verilen sanıklar … ile …’in üzerlerine atılı suçlamaları inkar ettikleri, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin doğuş saatinin 04:54 olduğu, TCK’nın 6/1-e maddesine göre gece vakti sayılan zaman diliminin saat 03:54’e kadar devam ettiğinin anlaşılması karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği konut dokunulmazlığının ihlali suçunun suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12 yaşını tamamlamış olup 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun, diğer suça sürüklenen çocuk ve temyiz dışı sanıklar ile birlikte gündüz vakti müştekiye ait ikamete rızasına aykırı olarak girmesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 119/1-c ve 31/2. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 14/06/2015 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’ nın 67/2-(d) maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık … hakkında Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/904 E., 2019/894 K. sayılı dosyası kapsamında verilen 05/11/2019 tarihli mahkumiyet kararı ile suça sürüklenen çocuk … yönünden de zamanaşımı süresinin kesildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, suça sürüklenen çocuk …’in yakalama sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Suç tarihinde 12 yaşını tamamlamış olup 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk … hakkında Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 15/06/2015 tarihli raporda; suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia edilen suçlara ilişkin olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını yeterince algıladığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğine dair görüş bildirildiği, aynı hastanenin zeka ölçeği değerlendirme raporunda suça sürüklenen çocuğun hafif düzeyde mental reterdasyon ile uyumlu olduğunun belirtildiği, dosya içerisine alınan 02/05/2016 tarihli sosyal inceleme raporunda ise; suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia edilen eylemin suç olduğunu bildiği ve hukuki anlam ve sonuçlarının farkında olduğu belirtilmekle beraber, davranımlarını tek başına yönlendirme yeteneğinin gelişmemiş olduğu izlenimi edinildiğinden bahsedildiğinin anlaşılması karşısında; raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından; suça sürüklenen çocuğun 14/06/2015 tarihinde işlediği iddia olunan yargılamaya konu hırsızlık suçu ile ilgili olarak işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ya da tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden heyet raporu aldırılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Müştekinin olay tarihinde saat 01:00 sıralarında uyuduğu ikametinden telefonunun çalındığını saat 08:00 sıralarında fark ettiğini beyan ettiği, atılı suçları ikrar eden suça sürüklenen çocuk …’in sabahı bekledikten sonra eylemleri gerçekleştirdiklerini savunduğu, haklarında ayrı yargılama yürütülüp mahkumiyet kararı verilen sanıklar … ile …’in üzerlerine atılı suçlamaları inkar ettikleri, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin doğuş saatinin 04:54 olduğu, TCK’nın 6/1-e maddesine göre gece vakti sayılan zaman diliminin saat 03:54’e kadar devam ettiğinin anlaşılması karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının suça sürüklenen çocuklar lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçların gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nın 143. ve suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.