Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/11598 E. 2021/13603 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11598
KARAR NO : 2021/13603
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk … (…)’ nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-b, 31/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tâbi tutulmasına dair Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2014 tarihli ve 2014/244 Esas, 2014/287 Karar sayılı kararının 19.12.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun 19.06.2015 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde, hükmün açıklanarak, 5237 sayılı Kanunun 86/2, 86/3-b, 31/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2021 tarihli ve 2021/48 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 03.06.2021 tarihli ve 2021/8978 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/76498 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.” şeklindeki düzenleme gereğince, 5237 sayılı Kanun’un 86/3-b maddesinde düzenlenen beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yaralama suçunun failin suça sürüklenen çocuk olması halinde uzlaştırma kapsamında kaldığı nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna
gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten basit yaralama suçunu 14.04.2014 tarihinde işlediği, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19.12.2014 tarihinde kesinleştiği, 19.06.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımının 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi gereğince 19.12.2014 ilâ 19.06.2015 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 19.06.2015 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; durma süresi de gözetildiğinde 14.10.2020 tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereğince 6 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 25.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.