Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9900 E. 2021/8837 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9900
KARAR NO : 2021/8837
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tespite İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılmak suretiyle Yargıtayca incelenmesi müdahil davacılar … ve arkadaşları vekili ile davalı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.09.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden … vekili Av. …, Av. …, … vd. vekili Av. …, … vd. vekili … … vs. vekili Av. …, … vs. vekili Av. … ile karşı taraftan … ve kayyum vekili Av. …’ nun katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, dava konusu taşınmaz başında tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılması ve yapılacak bu keşif sırasında, dava konusu taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, tapu kaydının miktar fazlası yönünden kültür arazisi olup olmadığının tespit edilmesi, kültür arazisi olduğunun anlaşılması halinde yöntemince zilyetlik araştırmasının yapılması, kültür arazisi niteliğinde olmayan taşlık ve kayalık bölümler yönünden kadastro dışı bırakılıp bırakılmayacağının ya da 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı Hazinenin davasının kabulüne, diğer davacılar ve müdahillerin davalarının reddine, çekişmeli 126 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile 26.07.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 22.056,00 metrekarelik bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında Hasan bini kürtler mirasçıları adına; aynı raporda (A), (B), (B1), (C), (D), (E), (F), (H), (I), (İ), (J), (K) ve (L) harfleri ile gösterilen bölümlerinin aynı adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, … kayyımı vekili, davalı … vekili, davalı … ve arkadaşları vekili, davalılar … ve …… vekili ile davalı … ve arkadaşları vekili, müdahil davacı … ve arkadaşları vekili, müdahil davacı … ve arkadaşları vekili, müdahil davacı … … ve arkadaşları vekili, müdahil davacı … … ve arkadaşları vekili, müdahil davacı … … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve hükmüne uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, müdahil davacılar … ve arkadaşlarının dayandıkları Haziran 1289 tarihli ve 69, 70, 71 ve 72 sıra numaralı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz bölümlerini kapsamadığının, çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan ve davalıların dayandıkları Haziran 1289 tarihli ve 8 sıra numaralı tapu kaydının ise, “kuyu”, “kuç”, “ hark” ve “şeykent sınırı”sınırlarını ihtiva etmesi ve tapu kaydının gayri sabit sınırlı olması nedeniyle miktarıyla geçerli olduğunun ve miktarı kadar yerin hükme esas alınan ve çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne Mahkemece uygulandığının, çekişmeli taşınmazın bu bölümleri üzerinde davacılar ile müdahil davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A), (B), (B1), (C), (D), (E), (F), (H), (I), (İ), (J), (K) ve (L) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve hükmüne uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, taşınmazın bu bölümüne yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, bir kısım müdahil davacılar, çekişmeli taşınmaza revizyon gören Haziran 1289 tarihli ve 8 sıra numaralı tapu kayıt maliki olan ölü …’in mirasçıları olduklarını ileri sürdükleri halde Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesi gereğince verasete ilişkin uyuşmazlık hakkında karar verilmediği gibi, dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan tapu kaydının yargılamanın devamı sırasında kayden intikaller gördüğü anlaşıldığı halde (3402 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca), tapu kaydının tüm tedavül kayıtları getirtilip sonucuna göre hüküm kurulmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, 3402 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca kadastro mahkemesinin verasete ilişkin uyuşmazlıkları da çözebileceği ve kadastro davalarına münhasıran veraset belgesi verebileceği de göz önünde bulundurularak, murisin ölüm tarihi itibariyle tüm mirasçıları ile miras payları tam ve kesin olarak belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan Haziran 1289 tarihli ve 8 sıra numaralı tapu kaydının kayden intikallerine ilişkin tüm tedavül kayıtları ve buna ilişkin akit tabloları getirtilmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesinde “Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava konusu bir taşınmaz malın 40. madde uyarınca başkasına devredilmesi halinde davaya devralanın devam edeceği” hükmü göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra sonucu göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, dava konusu taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A), (B), (B1), (C), (D), (E), (F), (H), (I), (İ), (J), (K) ve (L) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı Hazine vekili, … kayyımı vekili, davalı … vekili, davalı … ve arkadaşları vekili, müdahil davacı … ve arkadaşları vekili, davalılar … ve …… vekili ile davalı … ve arkadaşları vekilinin, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.