YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2445
KARAR NO : 2021/8472
KARAR TARİHİ : 20.05.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarih, 2019/3092 Esas ve 2019/2848 sayılı kararının sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesi gereği süresinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü.
Sanık … hakkında maktul …’ya karşı nitelikli kasten öldürme suçu nedeniyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 30/01/2019 gün ve 2017/447 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararı mahkumiyet hükmü sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 24/09/2019 gün ve 2019/3092 Esas, 2019/2848 Karar sayılı kararı ile esastan red kararı verilmiş, bu kararı sanık müdafii süresinde temyiz etmiş ancak temyiz dilekçesinde gerekçelerini belirtmemiş olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 294/1 ve 295/1 maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin temyiz sebepleri içermediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Dosyanın, 28/02/2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi gereğince “… 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/05/2021 gününde Üyeler … ve …’in sanık müdafiinin temyizinin geçerli olması nedeniyle incelenmesi gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
Sanık müdafiinin yasal sürede verdiği temyiz dilekçesi ile BAM Daire kararını temyiz ettiğini açıkça bildirdiği halde gerekçesiz olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine dair Dairemizin çoğunluk görüşüne Yargıtay Ceza Genel Kurulumuzun 17.03.2021 tarihinde oy birliği ile verdiği kararın gerekçesindeki aynı gerekçelerle katılmıyoruz.
Şöyle ki ilgili Ceza Genel Kurulu kararında,
A) Süresi içinde verdikleri temyiz dilekçelerinde gerekçeli kararın tebliğini talep eden sanık ve müdafiine, 5271 sayılı CMK’nın 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmesinin zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi:
Söz konusu ön sorun, Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 495-116 sayılı kararında yer verilen açıklamalar nazara alınarak değerlendirildiğinde;
Süresi içinde vermiş olduğu dilekçeyle sebep göstermeksizin hükmü temyiz eden tarafın, kararın kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde sunacağı dilekçeyle sebep bildirmesi gerekmektedir. Bu sürenin “hak düşürücü” veya “düzenleyici” nitelikte olduğu uygulamada ve doktrinde tartışmalıdır. Hukuki bir konuda kesin çizgilerle ayrışmış bir tartışma varsa ve yargı organları aynı konuda farklı sonuçlara varıyorlarsa taraflar açısından yasanın öngörülebilirliği ilkesinde sorun olduğu sonucuna ulaşılabilecektir. Nitekim 1412 sayılı CMUK’nın yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay tarafından sebep içermeyen temyiz taleplerinin incelenmesine ilişkin yerleşik uygulama, sistemde değişiklik yapan ve istinaf mahkemelerini faaliyete geçiren 5271 sayılı CMK’nın uygulandığı ilk dönemlerde yanılgı hâli olarak makul görülebilecektir.
Hukuk devleti olmanın sorumluluğu bağlamında verilen kararlar ile kurulan hükümlere karşı yasa yolları, şekli, süreleri ve sonuçlarının ilgililere açıkça bildirilmemesi veya eksik bildirilmesi hâlinde, yasal sürelerin tebligat tarihinden itibaren değil ancak öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, öğrenme tarihi kesin olarak belirlenebilen hâller dışında taraf beyanının esas alınması gerekliliğinden hareketle, usulüne uygun sebep içeren dilekçe var ise bu kapsamda temyiz incelemesinin yapılması, aksi hâlde ilgiliye yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla 7 günlük süre içinde yasal düzenlemeye uygun sebep bildirmemesi hâlinde sebep yokluğundan dolayı temyiz talebinin reddedileceği ihtar edilmeli, sonucuna göre esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılıp yapılmayacağına karar verilmelidir.
Bu açıklamalara göre, bahsi geçen ihtaratın yapılmamış olduğu belirlenmekle sanığın temyiz nedenlerini sunduğu 01.10.2019 tarihli dilekçesinin süresinde olduğunun kabul edilmesi ve temyiz incelemesinin anılan bu dilekçeye hasren yapılması gerekmekte olduğundan tebliğnamenin bu hususta ret isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir, denilmiştir.
Yukarıda belirttiğimiz Ceza Genel Kurulunun kararı doğrultusunda sanık müdafiinin temyiz talebi doğrultusunda da dosyanın incelenmesi gerekirken temyiz sebebi yokluğundan bahisle temyiz talebinin reddine dair Dairemizin çoğunluk görüşlerine katılmıyoruz.