Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/1333 E. 2021/13408 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1333
KARAR NO : 2021/13408
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, dosya kapsamına göre mahkemenin kabul ve değerlendirmesi, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddine;
Ancak;
Dosya kapsamına göre, olay günü maktulün polis tarafından yakalanarak gece saat 02:00 sıralarında sağlık kontrolünden geçirilerek nezarete alındığı, maktulün nezarette fenalaşıp kriz geçirdiği, durumunu duyurmak için demirlere vurduğu, nezaretten çıkarılıp lavaboya götürülerek yüzünün yıkandığı, polis memurları tarafından 03:53’te ambulans gönderilmesinin istendiği ardından tekrar 04:05, 04:16 ve 04:30 saatlerinde ambulans istendiği, komuta kontrol merkezindeki ekip tarafından Sultangazi 5 nolu acil yardım istasyonu 04:33’te arandığında vakaya gidilmediğinin anlaşıldığı bunun üzerine 04:39’da vakaya görevlendirmenin yapıldığı 04:45’te karakola varıldığı 04:54’te maktul …’ın alınarak hastaneye kaldırıldığı 05:07’de tedaviye başlandığı tüm müdahalelere rağmen maktulün yaşamını yitirdiği, maktulün otopsi raporunda kanında öldürücü düzeyde MDMA zehirleyecek düzeyde MDA maddelerinin bulunduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin 30.10.2013 tarih ve 18.06.2014 tarihli raporlarında ise maktulün ölümün uyuşturucu intoksikasyonu sonucu meydana geldiğinin ambulansın olay yerine geç intikal etmesi nedeniyle maktulün tedavisinde oluşan geçikmeyle ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu ancak kişinin daha kısa sürede hastaneye götürülerek tedaviye başlanılması durumunda da kurtarılmasının kesin olmayacağının belirtildiği anlaşılan olayda;
Sanıkların eylemlerinin nitelendirilmesi ve değerlendirilmesinde 5237 sayılı TCK’nin 257. maddesinde yer alan ”ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçunun oluşup oluşmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılarak, sanıkların CMK’nin 223/2-e. maddesi gereğince beraatlerine kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.