Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/78 E. 2021/25073 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/78
KARAR NO : 2021/25073
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, hükümden önce 05/08/2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanununun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak düzenlendiği, ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve …’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nın 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak yazılması suretiyle sanığın yanıltılması nedeniyle, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacı tarafından mağdur … …’ın uzlaşma teklifini kabul ettiği yönünde uzlaşma teklif formunu imzaladığı ancak, sanığa yapılan tebligatın adres yetersiz olduğu için iade olduğu yapılan araştırmalar neticesinde sanığa ulaşılamadığından uzlaşmanın olumsuz sonuçlandığının bildirildiği uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre öncelikle muhatabın beyan ettiği, en son adrese tebligat çıkarması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca bu adrese tebligat yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle uzlaşma teklifinin, sanığın duruşmada beyan ettiği bilinen son adresinden farklı bir adrese yapılan tebliğinin usulsüz olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla sanık hakkında mağdur …’e yönelik tehdit suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Dosya içerisindeki 20/04/2014 tarihli sms tespit tutanağı ile 20/04/2014 tarihinde sanık tarafından mağdur …’ya atıldığı tespit olunun sms kayıtlarının mağdur …’nın kullandığı 0532 698 84 09 numaralı hatta ait iletişim tespit kayıtlarında görünmüyor olması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılmasının temini açısından, 20/04/2014 tarihli sms tespit tutanağı ile iletişim tespit kayıtları arasındaki çelişki giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde sanık hakkında mağdur …’ya yönelik tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
3) Kabule göre ise; 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, … Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden …’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; …’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.