YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23464
KARAR NO : 2021/17498
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
Hükümlü … hakkında verilen … 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2004 tarihli hükmün hükümlü tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 21.03.2016 gün ve 2016/1870 Esas, 2016/4819 sayılı ilamı ve oy birliği ile temyiz talebinin reddi yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarih ve 6-2018/36062 sayılı yazısı ile verilen kararın kaldırılması yönünde itirazda bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Hükümlü … hakkında 23.11.2001 günü mağdur …’in aracından teyp başlığı çaldığı gerekçesiyle, Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi 19.10.2004 günlü, 2001/1633 Esas, 2014/1362 Karar sayılı ilamıyla, 765 sayılı TCK 493/2-son, 522, 523. maddeleri uyarınca erteli 1.518.000.000 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 09.03.2005 gün hükümlü …’e tebliğ edilmiş ve hükümlünün hükmü temyiz etmediği için de mahkumiyet kararınını kesinleştirilerek infazına başlanmıştır.
Hükümlü … 18.11/2015 günlü dilekçesinde temyize konu ettiği 19.10.2004 tarihli kararı da eklemek suretiyle bahsedilen 19.10.204 tarihli karara yönelik temyiz isteminde bulunduğu, her ne kadar sanığın yokluğunda verilen 19.10.2004 tarihli kararın kanun yolu kısmının yanıltıcı olduğu görülmüş ise de dosyada mevcut 04.05.2012 tarihli hükümlünün 2008 tarihinde çıkan lehe yasadan yararlanma istemli talepli dilekçesi ile dosyada mevcut infaz evrakları ve hükümlü dilekçeleri içeriğinden 19.10.2004 tarihli mahkumiyet kararını tebellüğ ettiğini kabul etmiş olmasına karşın yaklaşık üç yıllık bir süre geçtikten sonra 18.11.2015 günü anılan karara yönelik temyiz isteminde bulunmuş olduğu da dikkate alındığında 18.11.2015 tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine dair Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 21.03.2016 gün ve 2016/1870-4819 Esas – Karar ilamında bir isabetsizlik görülemeyeceği gibi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.10.2021 tarih ve 6-2018/ 36062 sayılı itirazının sebep yönünden konusunun da hükümlü hakkında verilen 19.04.2004 tarihli mahkumiyet kararı olmadığı itiraz içeriğinde hükümlü …, 19.10.2015 günü ceza evinden yazdığı dilekçesiyle hakkında uyarlama yargılaması yapılmasını talep ettiği, talebi değerlendiren … 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nin evrak üzerinden verdiği 19.10.2015 günlü, 2004/1362 Karar sayılı Ek Kararında uyarlama talebinin reddine karar verdiği ve bu karara karşı itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği, hükümlü …, bu ek karara karşı 22.10.2015 günü itiraz etse de, … 18. Ağır Ceza Mahkemesi 02.11.2015 günlü, 2015/758 D.İş sayılı kararıyla, hükümlünün itirazının reddine dair karar verildiği, hükümlü …’nin bunun üzerine 18.11.2015 günlü dilekçesiyle Yargıtay’a başvurarak, dosyasının yeniden incelenmesini, suçu işlemediğini ve kendisine temyiz hakkının verilmediğini belirttiği ve Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 21.03.2016 gün ve 2016/1870-4819 Esas – Karar sayılı kararıyla, temyiz süresi geçtikten sonra hükmün temyiz edildiğinden, hükümlünün temyiz isteminin reddine dair karar verildiği, hükümlü… ceza evinden farklı tarihlerde benzer taleplerle mahkemelere başvuruda bulunmaya devam ettiği son dilekçe üzerine … 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.10.2015 tarihli uyarlama kararının temyize tabi olması gerektiği halde, itiraz merciince karar verildiğini belirterek dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği, … 49. Asliye Ceza Mahkemesinin evrak üzerinden verdiği 19/10/2015 günlü, 2004/1362 Karar sayılı Ek Kararında, uyarlama talebinin reddine ilişkin karara yönelik itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği ve … 18. Ağır Ceza Mahkemesi 02/11/2015 günlü, 2015/758 D.İş sayılı kararıyla itirazın da ret edilmiş olduğu oysa ki, 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasına göre ister genel prensipler uyarınca duruşmalı yargılamada isterse de aykırı yöntemle evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilmiş bulunulsun, sonraki lehe yasa nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasında verilen hukuki kararların hüküm niteliğinde olup, bu hükümlere karşı temyiz yasa yolu açık olduğu ayrıca yasa yollarına başvuru hakkına sahip olanların bu hakkı kullanırken yanlışlık yapabilecekleri ve/veya yanılabilecekleri dikkate alındığında, kanun yolu veya merciinde yanılmanın ve/veya yanıltılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı kuralı da dikkate alındığında, hükümlü…’in 19/10/2015 tarihli uyarlama talebi üzerine, uyarlama talebinin reddine karar veren … 49. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı temyize tabi olduğu halde, itiraza tabi olduğu belirtilerek hükümlünün yanıltıldığı, hükümlünün süresinde yaptığı 22.10.2015 tarihli itirazın da esasen temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle hükümlünün uyarlama yargılamasının reddine karşı yapmış olduğu itirazın süresinde olduğu kabul edilerek ve uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması gerekirken, evrak üzerinde yapılmasının hatalı olduğuna hükmedilmeyerek, yazılı şekilde temyiz isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle, CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesine karar verildiği belirtilmiş ise de;
Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 21.03.2016 tarihli süresinde temyiz isteminde bulunulmadığından temyiz talebinin reddine dair ilamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarihli itirazına konu edilen … 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2015 tarihli uyarlama kararına yönelik bir temyiz incelemesinin yapılmadığı gibi anılan karara yönelik ilk derece mahkemesince usulüne uygun gönderilen bir dava dosyası ve düzenlenen bir tebliğnamenin de bulunmadığı ve ayrıca Yargıtay 13. Ceza Dairesinin bahsedilen ilamına yönelik bir itiraz sebebinin de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz talebinde belirtilmemiş olduğu, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 21.03.2016 tarih 2016/1870 Esas 2016/4819 Karar sayılı süresinde temyiz isteminde bulunulmadığından temyiz talebinin reddine dair ilamı bakımından ise her ne kadar sanığın yokluğunda verilen 19.10.2004 tarihli kararın kanun yolu kısmının yanıltıcı olduğu görülmüş ise de dosyada mevcut 04.05.2012 tarihli hükümlünün 2008 tarihinde çıkan lehe yasadan yararlanma istemi içeren talep dilekçesi ile dosyada mevcut infaz evrakları ve hükümlünün diğer dilekçeleri içeriklerine göre hükümlünün, 19.10.2004 tarihli mahkumiyet kararını tebellüğ ettiğini kabul etmiş olmasına karşın yaklaşık üç yıllık bir süre geçtikten sonra 18.11.2015 günü anılan karara yönelik temyiz isteminde bulunmuş olduğu da dikkate alındığında belirtilen ilamın bu yönü ile de usul ve yasaya aykırılığı bulunmadığından açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarih ve 6-2018/ 360062 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2. fıkrası uyarınca ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, 09/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.