YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24328
KARAR NO : 2021/22356
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi uyarınca, “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasının gerektiren suçların” uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında, üzerine atılı suçlarda suça sürüklenen çocuk yararına olan uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2) Suça sürüklenen çocuğun, olay tarihinde öğretmen olan müştekinin tiyatro çalışması yaptığı sınıfa gelerek müştekiye saldırması ve “gününü göstereceğim”, “yanına kalmayacak”, “dışarıda görüşeceğiz” şeklinde sözler söylemesi, tanık …’ın araya girerek suça sürüklenen çocuğun saldırısını engellemesi şeklinde gerçekleşen olayda, eylemlerin TCK’nın 106/1-2. cümle kapsamında tehdit suçunu ve TCK’nın 86/2, 86/3-c, 35. maddeleri kapsamında kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulması,
3) Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın müştekiye yönelttiği sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
4) Kabule göre ise;
a) TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmekte olup, sanığın eylemini ders esnasında, sınıfta gerçekleştirmiş olması karşısında, aleniyet unsurunun olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, hakaret suçunda TCK’nın 125/4 maddesinin uygulanması,
b) Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hükmolunun adli para cezaları taksitlendirilirken TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca, infazı kısıtlar şekilde taksit tutarına da karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.