YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4121
KARAR NO : 2021/18629
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
KARAR
Korku kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c ve 31/3. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2006 tarihli ve 2006/396 esas, 2006/790 sayılı kararının 12/07/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 19/09/2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2013 tarihli ve 2012/449 esas, 2013/423 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak,
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği, somut olayda, sanık hakkında Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2006 tarihli kararıyla korku kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve hükmün bu haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, yeniden değerlendirme yapılıp sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a maddesi gereğince temel ceza belirlenerek ilk hükümden farklı bir karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2- Kayden 21.03.1988 doğumlu olup, suçun işlendiği 02/03/2006 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
./..
S/2
3- 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03/06/2020 gün ve 5505 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2020 gün ve KYB/2020-50235 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 1 numaralı bozma isteminin incelenmesinde;
Denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işleyerek mahkum olduğu saptanan sanık hakkında verilen önceki kararın CMK.nın 231/11. maddesine göre aynen açıklanması gerekmekte ise de; aynen açıklanacak hüküm, bünyesinde herhangi bir hukuka aykırılık barındırmayan ve açık yanlışlık içermeyen hüküm olup fıkranın ihdas amacı da infazı mümkün bir hükme varlık kazandırmaktan ibarettir. Daha önceki kararda yapılan hataların Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/4 maddesinde öngörülen usul ekonomisinin bir gereği olarak düzeltilmesi gerekmektedir. Buna göre kararı veya kovuşturma şartının bulunmadığının anlaşılması halinde düşme kararı verilebileceği gibi tedbire çevirme zorunluluğuna uyulmaması durumunda da bu zorunluluk gereğinin yerine getirilmesi, keza suça sürüklenen çocuklar bakımından cezada yaş nedeniyle indirim yapılması unutulduğunda hüküm açıklanırken yaş indiriminin yapılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiği hususunda kuşku bulunmamaktadır.
Somut olayda; denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işleyerek mahkum olan hükümlünün, aralarında çıkan tartışma neticesinde katılanları korkutmak amacıyla av tüfeğiyle havaya ateş etmesi şeklindeki eyleminin belirli kişilere yönelik olması nedeni ile TCK.nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahlı tehdit suçunu oluşturduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kazanılmış hak doğurmadığı, hatalı karar verilerek dosyanın tekrar tekrar Yargıtay’a gelip-gitmesinin usul ekonomisine aykırı olduğu gözetildiğinde, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenle Adalet Bakanlığı’nın (1) numaralı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği, açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2) 2 ve 3 nolu bozma isteminin incelenmesinde ise,
a) Kayden 21.03.1988 doğumlu olup, suçun işlendiği 02.03.2006 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanunun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmaması,
../…
S/3
b) Suçu işlediği tarihte 18 yaşından kücük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli ve 2012/449 Esas, 2013/423 Karar sayılı Kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki sair hususların aynen korunmasına, ancak; hükümden 53 maddenin uygulanmasına ilişkin 8 fıkranın çıkarılmasına ve hükme 1 fıkradan sonra gelmek üzere “suçu işlediği sırada 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılmakla TCK.nın 31/3. madde ve fıkrası uyarınca cezası 1/3 indirilerek 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına” fıkrasının eklenmesine, TCK.nın 62. maddesinin uygulandığı fıkradaki “1 yıl 11 ay 10 gün” ibaresinin çıkarılarak yerine “1 yıl 3 ay 15 gün” yazılmasına; infazın bu şekilde erteli 1 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası yapılmasına dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.