Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2019/6363 E. 2021/10167 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6363
KARAR NO : 2021/10167
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, öncelikle muris kocanın emeklilik aylığının iptali ve ödenen aylıkların iadesi istemli kurum işleminin iptali ile 01.01.2010 tarihinden itibaren kendisine ölüm aylığı bağlanarak yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemelerce verilen hükümlerin Hukuk Muhakemeleri Yasası’nın 294 ve 297. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi…” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekli olup; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, aylık ve faiz başlangıcının hangi tarih olduğu açıkça belirtilmeden, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, hüküm kurulması isabetsizdir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca, davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun 65. maddesindeki; “Kurum, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tespit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirir…” hükmündeki sigortalıların aylık bağlanmasına ilişkin istemlerini sonuçlandırmak için, davalı Kuruma tanınan üç aylık yasal süre gözetilerek, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün 2. bendinin tamamen silinmesi ile yerine “2-Davacıya talep tarihini takip eden 01.01.2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile; aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, 01.04.2010 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren aylıkların yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesi gerektiğinin tespitine” kelimelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.09.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.