Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10066 E. 2021/15487 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10066
KARAR NO : 2021/15487
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma, karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin; karşılıksız yararlanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik ise sanık müdafiinin temyiz talebinde bulundukları belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-TCK’nın 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşumu için, suça konu sayacın suç tarihinden önce mühürlendiğine dair mühürleme tutanağının düzenlenmiş olması gerektiği,somut olayda sanığın sahibi olduğu … Grup isimli şirketin bağlatmış olduğu 18201 numaralı su abonesinin faturalarının ödenmemesi nedeniyle mühürlenerek kesildiği ve 17/08/2012 tarihli mühür fekki tutanağı ile kaçak su kullanıldığının iddia edildiği ancak mühürleme tutanaklarının dosya içinde bulunmadığı anlaşılmakla katılan kurumdan mühürleme tutanağının aslı veya onaylı suretinin getirtilip, denetime olanak sağlayacak şekilde dosyaya konularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mühür bozma suçundan beraatine karar verilmesi,
2- 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında … Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, ancak dosya içeriğinden bilirkişi raporu alınmadığı anlaşıldığından; suça konu 17/08/2012 tarihli tutanağa ilişkin olarak katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılıp yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, karşılıksız yararlanma suçundan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, … savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümde adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş,katılan kurum vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.