Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/1320 E. 2021/13310 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1320
KARAR NO : 2021/13310
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar müdafiisi tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanıklar müdafiinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, … ve …’ün mağdurlar …, …, …, … ve …’e yönelik eylemleri ile sanık …’ün 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin sübuta, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıkların asıl olarak husumet besledikleri kişilerin mağdurların ailesinden…, … ve … adlı kişiler olduğu, olay anında kalabalık bir halde araçta bulunan mağdurlar içerisinden, araçtan önce … ve …’ın akabinde Şöhret ve İsmail’in indiği, bu anda ateşe başlayan sanıkların, mağdurlar … ve …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, araç içerisinde mağdur … ve … varken, mağdur …’in aracı hareket ettirdiği, yolun sonuna doğru geldiklerinde, sanık …’ın bulunduğu konumu dolanarak aracın arkasından ateş etmeye devam ettiği, bu atış sonucunda mağdur …’nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde omuz bölgesinden yaralandığı ve sonrasında sanıkların olay yerinden kaçtıkları anlaşılan olayda;
A) Sanıkların araç içerisinde mağdur … ve …’ı görmedikleri, bu nedenlerle sadece ilk başta isabet alan mağdurlar … ve … ile isabet almayıp araçtan indiklerini gördüğü mağdurlar … ve İsmail ve eylemin devamında araç içerisindeyken isabet alan mağdur …’ye yönelik kasten öldürme kastıyla hareket ettikleri, bu nedenlerle mağdurlar … ve ..’a yönelik sanıkların öldürme kasıtlarıyla hareket ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, mağdurlar … ve … yönünden sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
B) Tasarlamanın oluşması için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığı hususunun kesin delillerle ortaya konulamadığı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, sanıklar hakkında TCK’nin 82/1-a maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
C) Sanıkların açtığı ateş sonucunda mağdurlar …, … ve …ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, mağdurlar … ve …’in ise isabet almadığı anlaşılan olayda; 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK nun 35. maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak mağdurlar …, ve …’a yönelik eylemler yönünden, alt sınıra yakın düzeyde, mağdurlar … ve İsmail’e yönelik eylemler yönünden, alt sınırdan cezalar tayini yerine, yazılı şekilde uygulamalar yapılarak fazla cezalar tayini,
2) Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra, 02.03.2017 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinin zorunluluk arz etmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup; hükümlerin bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 13/10/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.