Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/3075 E. 2021/16516 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3075
KARAR NO : 2021/16516
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de Kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından o yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın bu suç yönünden incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, gece saat 22:00 sıralarında, müştekinin evinin yan tarafında bulunan kapısı asma kilitle kilitli olan betonarme ahırın asma kilidini kırarak ahıra girdiği ve 14 adet cins güvercin ile 2 adet cins horozu çalması şeklindeki eyleminin TCK’nın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerine göre hesaplanan 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını en son kesen suça sürüklenen çocuk …’in sorgu tarihi olan 19.04.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
IV-Suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’in, diğer suça sürüklenen çocuk … ile birlikte gece vakti, müştekinin evinin yan tarafında bulunan kapısı asma kilitle kilitli olan betonarme ahırda bulunan 14 adet cins güvercin ile 2 adet cins horozu çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4, 119/1-c, 31/3 maddelerinde düzenlenen nitelikli iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunda, suçların daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun eylemini saat 22:00 sıralarında gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştirdiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunda TCK’nın 143. maddesi ile artırım yapıldığı halde, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde aynı Kanun’un 116/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,
2-5275 sayılı Kanun’un 106/4. maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” şeklindeki düzenlemesine aykırı olarak, hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocuğun adli para cezasını ödememesi halinde, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği ihtarının yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 12.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.