YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3368
KARAR NO : 2021/8047
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, üçüncü kişi şirkete gönderilen haciz ihbarnamesine yapılan itirazın gerçeğe aykırı olduğunu belirtilerek şirket yetkililerinin İİK’nun 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmalarını ve şirket hakkında İİK’nun 89/4. maddesine göre tazminata hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece verilen beraat ve tazminat talebinin reddi kararının temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 12/09/2017 tarih, 2015/18999 E.-2017/6705 K. Sayılı ilamıyla tazminat talebi yönünden “üçüncü şahıs niteliğinde olan şirketin birinci haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerinde, takip borçlusu şirkete borçlu olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun takdiri” gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda subüt bulmadığından tazminat talebinin reddine karar verildiği, Dairemizin 26/02/2019 tarihli, 2018/13866 E.-2019/2926 K. Sayılı ilamıyla tazminat talebi yönünden ” üçüncü kişinin, takip borçlusuna borcunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından, dosyanın bilirkişiye tevdii ile, dosya kapsamında yer alan bozma kararları ve ilkelerimize uygun, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor aldırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden; tazminat davasının kabulüne, birleşen dosyalar yönünden ise; tazminat davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda; mahkemece, Dairemizin 26/02/2019 tarihli, 2018/13866 esas ve 2019/2926 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada alınan bila tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiği, 30/11/2020 tarihli bilirkişi kök raporu ile bila tarihli ek raporunda, 3. kişi şirket H.M. Uslu Turizm Otelcilik İnş Tic Ltd Ştinin 2011 yılı ticari defterlerinin incelendiği, borçlu şirket TUMAY Turizm Otelcilik İnş. Tic. Ltd. Şti.nin ticari defterlerinin incelenmediği anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi halinde, (HUMK 429, HMK 363 ve devamı maddeleri) mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozmaya uyma kararı, lehine bozma yapılan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğurur (HGK 2010/9-71 E., 2010/87 K.).
O halde mahkemece, alacaklının usuli kazanılmış hakkı da nazara alınarak hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması ile oluşacak sonuca ve HMK’nın 297/2. maddesine uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen karar isabetsizdir.
Bunun yanısıra; 89/1, 89/2, 89/3 haciz ihbarnamelerinin 3. kişi H.M. Uslu Turizm Otelcilik İnş Tic Ltd Şti’ne tebliği üzerine 3. kişinin haciz ihbarnameleri tebligat işlemlerinin usulsüz olduğu ve tebliğ işlemlerinin iptali ile haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihinin, öğrenme tarihleri olan 22/02/2012 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi talepli olarak 23/02/2012 tarihinde dava açtığı, Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 21/03/2012 tarihli 2012/121 esas-2012/218 karar sayılı kararı ile şikayetin kabulü ile birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin tebligatlarının usulsüz olduklarının tespiti ile birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerinin 21/02/2012 tarihi olarak düzeltilmesine dair karar verildiği ve kararın 10/04/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 21/02/2012 tarihi olarak düzeltildiği hususu da dikkate alınarak, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 21/02/2012 tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2012 yılına ait ticari defterlerle birlikte banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yapılması gerekeceği, ayrıca 3. kişi H.M. Uslu Turizm Otelcilik İnş Tic Ltd Şti.’den tazminat talep edildiğinin anlaşılması karşısında, üçüncü şahıs şirket duruşmadan haberdar edilmeden ve kendisine delillerini ibraz ve savunma hakkı tanınmadan, eksik incelemeye dayalı olarak, davalı üçüncü şahsın savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),bozma nedenine göre bu aşamada vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.