YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17126
KARAR NO : 2021/3846
KARAR TARİHİ : 29.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, aracıyla seyir halinde iken şiddetli yağış nedeniyle yol yüzeyinin kaldırıma kadar su ile kaplı olmasından dolayı kaza geçirdiğini ve aracında maddi hasar oluştuğunu, kazanın Adıyaman Belediyesi’ne ait rögar kapağının açık kalmasından dolayı meydana geldiğini, Belediyenin rögar kapağını açık unuttuğunu ve kaza mahallinde rögar kapağının açık olduğuna ilişkin herhangi bir işaret ve levha da koymadığını, Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptıklarını belirterek tespit masrafları ile tüm alacaklarının davalıdan tahsili talebi ile 20.672,00 TL değer üzerinden dava açmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu edilen zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.672,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen 19/03/2015 tarihli ilk karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, 17. Hukuk Dairesinin 29/05/2018 gün ve 2017/3033 E – 2018/5592 K sayılı ilamı ile dava konusu edilen araçtaki hasar bedeli ve aracın modeli, markası, gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri gözetilerek onarım bedeli ile kaza olmadan önceki hasarsız halinin 2. el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonra 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın (değer kaybı) belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulü ile 20.672,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak, davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Somut olayda; Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamı sonrası makine mühendisinden alınan 09/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda; araçta oluşan değer kaybı ve aracın hasarsız rayiç bedeli ile hasarsız rayiç bedelinin güncel fiyatlar olduğu belirtilmiş ve bu miktarlar üzerinden piyasa koşullarına göre zarar miktarı hesaplanmıştır.
Hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder. Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır. Mahkemece, gerçek zarar miktarının belirlenebilmesi için bozma ilamında belirtilen araştırmanın yapılması gerekli olup gerçek zarar miktarının rapor tarihindeki güncel verilere göre değil olay tarihindeki verilere göre yapılacak hesaplama sonucunda belirlenmesi gerekir. Mahkemece anılan yön gözetilmeksizin bozma ilamına aykırı olarak yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir, verilen kararın bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen nedenle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.