Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8157 E. 2021/9412 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8157
KARAR NO : 2021/9412
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar … ve …, dava dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri …mevkiinde bulunan tescil harici taşınmaz üzerinde lehlerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, TMK’ nin 713. maddesi uyarınca taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece verilen, davanın kısmen kabulüne, 11.12.2000 tarihli krokide (D)=737 m2 ile gösterilen taşınmazın davacılar adına tesciline, geri kalan kısım hakkındaki davanın reddine ilişkin hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 27.01.2003 tarih ve 2002/8943 Esas – 2003/48 Karar sayılı ilamı ile, “öncelikle dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosunda kısmen orman sınırı içinde kaldığı belirlendiğine göre, Medeni Yasa’nın 713. maddesi uyarınca Orman Yönetiminin davada yasal hasım olduğu gözardı edilerek yokluğunda yargılama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer taraftan yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek, öncelikle Orman Yönetiminin davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra arazi kadastrosuna esas olmak üzere hazırlanan 1/5000 ölçekli fotoğrometri yöntemiyle oluşturulan haritalar, 1962 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucunda oluşturulan ilk arazi kadastro paftası ile taşınmazın bulunduğu yerin son durumunu gösterir arazi kadastro paftası ile dava konusu taşınmaza komşu 159 ve 405 parsel numaralı taşınmazların varsa tutanak örnekleri ile tescil dayanakları belgelerin bulundukları yerden getirtilip dosya içine konulması, dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra, mahallinde yeniden yapılacak keşifte memleket haritası, 1948 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ile 1962 yılında yapılıp kesinleşen ilk genel arazi kadastro paftası ve taşınmazın bulunduğu yerin son durumunu gösterir kadastro paftası, 1/5000 ölçekli fotoğrometri haritaları ölçekleri eşitlenerek ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile zemine uygulanması, çekişmeli taşınmazın en az 5-6 adet orman sınır noktalarını birleştiren hatlara göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, memleket haritasındaki renk ve işaretleri aynen içeren örneğinde taşınmazın konumunun işaretlenmesi, keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli zemindeki ve memleket haritasındaki sabit noktaların belirtildiği orman tahdit haritası ile ilk oluşan ve son halini gösterir arazi kadastro ve 1/5000 ölçekli fotoğrometri paftaları ile irtibatlı ayrı renkte kalemle işaretlenip bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda (D) ile gösterilen 737 m2 taşınmazın davacı adına tesciline, geri kalan kısım hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı Hazine vekili ile dahili davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.03.2009 tarih ve 2008/16875 Esas, 2009/4468 Karar sayılı ilamı ile, “bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek, yeniden yapılacak keşifte, 6831 Sayılı Orman Yasası’nın 7. maddesinin ‘ Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır. ‘ hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftası, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasası’na Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasa’nın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı ‘ orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır. ‘ hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktasının bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağının sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi, keşifte yerel bilirkişi ve fen bilirkişi aracılığıyla, çekişmeli taşınmaza güney yönden komşu olan 405 sayılı parseli birleşmeleri ile oluşturan 158 ve 155 sayılı parsellere uygulanan K.Evvel 1305 tarihli ve 1357 sayılı tapu kaydı, yine komşu 159 parsele uygulanan 25 sayılı vergi kaydının çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 713/1. madde gereğince tapusuz taşınmazın tescili istemiyle açılmış olup, bu nitelikteki davalarda Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişilikleri yasal hasım konumundadırlar.
Dava tarihi itibari ile yasal hasım olarak kendisine husumet yöneltilen Belenbaşı Köyünün Tüzel Kişiliği, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca … İlinde Büyükşehir Belediyesi kurulması nedeniyle kalkmış olup; davada, yasal hasım haline gelen köyün mahalle olarak bağlı bulunduğu … Belediye Başkanlığı ile…Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın da davada taraf olarak yer alması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması 6100 sayılı HMK’nin 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarından olup, mahkeme hakimince yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. (HMK 115/1).
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacı tarafa, davasını, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve … Belediye Başkanlığı’na da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra yasal hasım konumundaki anılan belediyelerden savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca davacının tescil talebi bulunduğu halde tescil istemi yönünden Mahkemenin görevli olduğu düşünülmeden tümden görevsizlik kararı verilmesi de doğru olmamıştır.
Kabule göre de; Her ne kadar Mahkemece, dava konusu taşınmazın 2.633,30 m²’lik kısmına ilişkin olarak dava devam ederken aplikasyon ve 2/B çalışması yapıldığı, anılan taşınmaz kısmının orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu durumda eldeki davanın orman sınırı dışına çıkarma işlemine itiraz davasına dönüştüğü, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, davanın devamı esnasında davalı … İdaresi vekilinin dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede aplikasyon ve 2/B çalışması yapıldığını beyan etmesi üzerine Mahkemece, yapıldığı anlaşılan aplikasyon ve 2/B çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri gösterir harita örneği ilgili yerlerden getirtilip, mahallinde yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazın aplikasyon ve 2/B haritasındaki konumu tespit edilmeksizin, önceki keşfe iştirak eden bilirkişilerden ek rapor alınarak sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.