YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10402
KARAR NO : 2021/13119
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
A) Sanık … müdafiinin, yüzüne karşı 19/10/2015 tarihinde tefhim olunan kararı, 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 06/11/2015 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, sanık … müdafiinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE karar verilmiştir.
B)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … hakkında maktul
Marko’ya yönelik kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanık …’nin savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar …, …, …,..,..,..,…,..hakkında maktul …’ya yönelik kasten öldürme suçundan elde edilen delillerin mahkumiyetlerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek beraatlerine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiilerinin temyiz dilekçelerindeki ve duruşmalı incelemedeki; sübuta, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, meşru savunmaya, hukuka aykırı şekilde yapılan aramadan elde edilen delile dayanılarak hüküm kurulduğuna, sanığın öldürme kastının bulunmadığına, sanıklar …, …,…müdafiilerinin; beraat eden sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, katılanlar vekilinin; sanık Kadir hakkında takdiri indirim uygulanmasına, maktulün hiçbir haksız tahrik teşkil eden eyleminin bulunmadığına, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının gerekçesiz olduğuna, sanık …’ın TCK’nin 37. maddesi uyarınca, diğer sanıkların ise TCK’nin 39. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle;
1) Sanıklar… …,…hakkında maktul …’ya yönelik kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümlerinin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar …, …ve …hakkında maktul …’ya yönelik kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden;
Beraat eden ve kendilerini vekille temsil ettiren sanıklar …, … …yararına, hazine aleyhine 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanıklar hakkındaki hüküm fıkrasına “Sanıklar …, … ve …kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, sanıklar lehine hazine aleyhine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak beraatine karar verilen sanıklar …, … ve Atakan’a ayrı ayrı verilmesine,” şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında maktul …’ya yönelik kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
a) Gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında kaldığı sürenin, tutuklu kaldığı tarih ile sürenin ve halen tutuklu olduğunun gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
b) Dosya kapsamına göre; Suç tarihinde Galatasaray ile Sırbistan’ın Kızılyıldız takımları arasında yapılacak olan basketbol maçı öncesinde, her iki takım taraftarlarının maçın oynanacağı Abdi İpekçi Spor Salonu civarında karşılaşıp, birbirlerine taş, sopa, meşale atarak kavgaya başladıkları, kavga sırasında sanık …’nin maktul …’yu sol göğüs kısmına isabet eden bıçak darbesi ile kalbinin sol tarafından ve sol akciğer üzerinden yaraladığı ve maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda;
Sanığın savunmasında, kavga sırasında Sırp taraftar grubundan eşgalini hatırlayamadığı bir Sırp taraftarın kendisine tekme ve yumruk ile vurduğunu, burnunun kanamaya başladığını, bunun üzerine elinde bulunan çakı bıçağını kendisini darp etmeye çalışan kişinin bacak kısmına doğru salladığını belirtmesi, sanığın adli raporunda belirtildiği şekilde yaralanmış olması ve tanıklar …, … ve …’in sanığın burnunun kanadığına dair anlatımları karşısında, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi olan hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, 06.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.