YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4898
KARAR NO : 2021/13012
KARAR TARİHİ : 28.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında 14.02.2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında sanığın ‘’tahliye sebebi ile kesilen elektriği tekrar açarak abonesiz elektrik kullandığının’’ tespit edildiğinin belirtildiği, ancak sanığın üzerine atılı suçu işlemediğini, birlikte yaşadığı …’dan ayrılınca söz konusu evden de Aralık ayında çıktığını savunması, duruşmada dinlenen tutanak tanıkları da, evde kimin oturduğunu tespit etmediklerini, kimseyi görmediklerini, sadece tutanağı tuttuklarını beyan etmeleri karşısında; suç tarihi itibariyle evi kimin kullandığına dair bir araştırma yapılmadığı dikkate alınarak, öncelikle sanığın savunmasının doğruluğunu tespite yönelik beyanında adı geçen eşinin tanık sıfatı ile dinlenerek, kolluk marifeti ile gerekmesi halinde ev sahibi, yöneticiden de söz konusu tutanağın tutulduğu tarihte evde kimin oturduğu sorulup tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın evinde yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında tahliye sebebi ile kesilen elektriği tekrar açarak kullandığı ” belirtilmesi karşısında; sanığın suça konu yerde ne kadar süredir oturduğu araştırılarak, kaçak elektrik kullandığı süre tespit edilip, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının uyumlu olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, kaçak kullanım olduğunun tespit edilmesi halinde ise;
b-6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması nazara alınarak, bilirkişiden rapor alınıp katılan kurumun vergili cezasız gerçek zararı tespit edilerek, belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.