YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1397
KARAR NO : 2021/16682
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müştekiler … ve …’e yönelik olarak birleşen dava dosyalarında düzenlenen iddianamelerde sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan da kamu davaları açılmasına karşın, mahkemece bu suçlar yönünden herhangi bir hüküm kurulmamış ise de; zamanaşımı içerisinde mahallince bir karar verilmesi olanaklı görülmüş; hükmedilen cezaların türü ve süresine göre sanık … müdafiinin duruşmalı temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I- Sanıklar … ve … hakkında, müştekiler …, …, … ve katılan …’a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklara verilen cezaların 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi ile; sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan ve mahkemece tekerrüre esas alınan Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/85 Esas, 2011/901 Karar sayılı, nitelikli hırsızlık suçundan 10 yıl 10 ay hapis cezasını içeren 02/12/2011 tarihli kararı, uyarlama kararı olup, uyarlama kararının kesinleşme tarihi 10/10/2012 ise de; asıl karar olan Ceyhan Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2002 tarihli, 2000/554 Esas, 2002/248 Karar sayılı kararının kesinleşme tarihinin 04/11/2002 olması ve ilamın henüz infaz edilmemiş olması nedeniyle, anılan ilamın tekerrüre esas mahiyette olduğu belirlenmekle birlikte, sanık …’un adli sicil kaydında yer alan başka bir ilamında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi ile; tekerrüre esas sabıkası bulunan diğer sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedenleri yapılmamış; sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında, katılan …’ya yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından; müştekiler …, …, … ve katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan ve mahkemece tekerrüre esas alınan Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/85 Esas, 2011/901 Karar sayılı, nitelikli hırsızlık suçundan 10 yıl 10 ay hapis cezasını içeren 02/12/2011 tarihli kararı, uyarlama kararı olup, uyarlama kararının kesinleşme tarihi 10/10/2012 ise de; asıl karar olan Ceyhan Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2002 tarihli, 2000/554 Esas, 2002/248 Karar sayılı kararının kesinleşme tarihinin 04/11/2002 olması ve ilamın henüz infaz edilmemiş olması nedeniyle, anılan ilamın tekerrüre esas mahiyette olduğu belirlenmekle birlikte, sanık …’un adli sicil kaydında yer alan başka bir ilamında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi ile; tekerrüre esas sabıkası bulunan diğer sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedenleri yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılan …’ya yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler yönünden, sanıklar … ve …’ün aşamalardaki savunmalarında atılı suçları inkar ettikleri, olaya ilişkin herhangi bir kamera kaydının tespit edilemediği, işyerinde bulunan çelik kasanın, diğer olaylardaki çelik kasalarla aynı yöntemle açılması dışında sanıkların atılı suçları işlediklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar Mesut ve Tarık’ın, katılan …’ya yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından beraatleri yerine, yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Müştekiler …, …, … ve katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden, dosya kapsamından müşteki …’in işyerine kapı kilitlerinin sert cisimle zorlanarak açılıp girildiği, müşteki …’in işyerine kapı kilit göbeklerinin kırılarak girildiği, müşteki …’ın işyerine çatı katındaki kapı camının kırılarak girildiği, katılan …’ın işyerine ise yangın merdivenlerine bakan pencere camının kırılarak girildiği, müşteki Osman Faruk ve katılan …’ın işyerlerindeki çelik kasaların da kilitlerinin matkapla veya sert cisimle genişletilerek açıldıkları; atılı suçların herhangi bir şekilde taklit anahtar veya diğer bir aletle kilitlere zarar vermeksizin açılmak suretiyle işlendiğine dair herhangi bir delilin de bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar Mesut ve Tarık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 142/1-b. maddesi yerine hatalı nitelendirme ile aynı Kanun’un 142/2-d. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle fazla cezalar tayin edilmesi,
3- Adli emanetin 2012/13280 sırasında kayıtlı bulunan paraların TCK’nın 55. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmişse de, belirtilen paraların ne şekilde suçtan meydana geldiği veya suçun işlenmesi ile elde edilen kazanç olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,
4- Kabule göre de;
a-) İddianame ile sanıklar Mesut ve Tarık hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılması karşısında, sanıklar hakkında aynı Kanun’un 142/2-d maddesinin uygulanabilmesi için, ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
b-) Müştekiler …, …, … ve katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, sanıklar Mesut ve Tarık’ın TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca “suçun işleniş şekli de dikkate alınarak takdiren 5’er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına” karar verilmekle birlikte, temel cezaların alt sınırdan belirlenmiş olması halinde, suç tarihi itibariyle anılan maddedeki ceza miktarının alt sınırının 3 yıl hapis olduğunun gözetilmemesi; temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmiş olması halinde ise, karar yerinde denetime olanak verecek şekilde yeterli gerekçe gösterilmeden teşdid yapılmak suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, “2 No’lu” bozma sebebinin müşteki …’e yönelik olmak üzere temyiz isteminde bulunmayan diğer sanık …’na da SİRAYETİNE, 13/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.